Puan vermedi·64 syf.····Okunma: 23 Mart 2026 00:00 Öyküler hayatın içinden pencereler gibi küçük bir kesitle derin izler bırakan ve çok kelimeyle çok şey anlatan.
Kısacık ama her öykü sonrası kitabı kenara bırakıp düşünmeye zorlayan, ben ne yapardım dedirten, derin bir soluk aldıran dokunuşu vardı.
Her biri derin ve anlamlı, yanlızlığıyla boğuşan kadının en sonunda en güvenli limana sığınması da var, herşeyine sabrettiği eşinin aldatmasını inci bir küpe ile anlayanı da, iş bahanesiyle başka hayat kuranıda, ölünce miras için doluşan sahte kalabalığıda ama hepsinin ardında yalnız bırakılmış bir kadın, yarım kalmış umutlar vardı.
Özellikle Meryem'in hikayesi iftira ile hayattan koparılan Meryem ve onunla son gecesinde uyurken izleyen babasının öyküsü sarsıcıydı.
9 farklı öykünün ortak noktası kadın ve onların gitmek ya da kalmak arasındaki ince çizgide yaşadıkları.
Kadın olmanın aslında; dünyayı sırtlanıp, herşeyi çözüp, kendini feda ederek olduğunu, birde çocukların varsa onlar için herşeyi yapabileceğin duygusuyla yetiştirilip kendini en sona atan bir doğası var.
Bu öğretilerle yetişen neslin kendini adayış öyküleri kitapta ki.
Sevgili Sibel çok derin ve etkileyici yazmış kalemine yüreğine sağlık nice güzel kitaplarda buluşuruz inşallah.
Kalemin daimi olsun.
İlkbaharın habercisi cemre düşmüş, soğuk hava yerini ılık bir akşama bırakmıştı ancak benim gönlüme karlar yapıyordu...
Cephesi belli olmayan, zaman zaman yaylım ateşine tutulduğum savaş meydanında yalnız bırakıldım.
Memento Mori (Ölümü hatırla, ölümsüz değilsin...)