·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Mart 2026 12:13 Duvar --Marlen Haushofer
Beni bu kitapta bu kadar etkileyen şey neydi, hâlâ bulamadım. Kitabı bitireli günler oldu; hâlâ aklımdan çıkmıyor ve düşünüyorum. Zaten okurken de kitapla bir türlü vedalaşamadım. Bitirmek istemedim. Her gün okumama rağmen bir türlü sona gelemedim.
Bir kadın, bir sabah bir orman kulübesinde uyanıyor ve etrafı görünmez bir duvarla kaplı. Duvarın dışında artık hayat yok; içinde ise yaşayan tek insan kendisi. Ona eşlik eden bir köpek, bir kedi ve bir inek var. Bugüne kadar yaşadığı her şey bir gecede geride kalmış. Kendisi dışında her şey son bulmuş ve şimdi bu gerçekle bir hayatta kalma savaşına başlıyor. Burada dört başı mamur bir serüven okumuyoruz; tam tersine, bizi rahatsız eden, içimizi kılçıklandıran bir metinle karşı karşıyayız.
Yaşadıklarını, kadın karakter bir rapor hâlinde tutmaya karar veriyor ve yazıyor. Biz de hikâyesini bu raporlar aracılığıyla öğreniyoruz. Bu raporları yazarken ismini asla vermiyor. “Benden geriye ismim kalmayacak, öylece kaybolacağım,” diyor. Ve bu ismini vermek istemeyen kadın, bir yandan yaşam mücadelesini anlatırken bir yandan da ilişkileri, eğitim sistemini ve doğayla kurduğumuz bağı hem gözden geçiriyor hem de sorguluyor. O bunu yaparken, okuyucu da kendini sorgularken buluyor.
Çünkü…
Kimse seni görmüyorken sen nasıl bir insansın?
İnsan, modern toplumdaki tüm rollerinden soyunduğunda geriye kim kalıyor?
Kahramanımız kendini doğaya karışmış olarak tanımlıyor:
“Hâlâ zayıfım ama kaslıyım, yüzüm minicik kırışıklıklarla kaplı. Çirkin değilim. Ama çekici de değilim; bir insandan çok bir ağaca, hayatta kalmak için bütün gücüne ihtiyaç duyan, metanetli, küçük bir kahverengi ağaç gövdesine benziyorum.”
Tam da böyle anlatıyor dönüştüğü kişiyi.
Tüm bu mücadeleyi okurken içimde hiç şefkat duygusu belirmedi. Çünkü burada bir acıma ve dramatizasyon yoktu. Soğuk bir dinginlikle yaşama tutunma hikâyesiydi bu. Onun bu yaşamı kabullendiği gibi biz de onu kabullendik; sessiz dayanıklılığına hayran kaldık. Modern dünyasında bağlı olduklarından birer birer uzaklaşırken ve o kadın artık geçmişteki var olduğu kadını –ya da kadınları – tanıyamaz oluyor.
Ben bugün yaşadığım hayatta nelere bağlıydım?
Kahramanımız hayvanları için yaşarken, ben neler için yaşıyordum?
Geçmişe baktığımda, acaba ben de olduğum o kadınları bugün tanıyor muydum?
Bilemiyorum.