·108 syf.····Okunma: 02 Nisan 2026 21:48 Hem tiyatro eseri okudum hem de tiyatroyla yaşayan bir karakterle birlikte tiyatroyu yaşadım. Başkarakterin duygu durumları beni etkiledi aslında. Emekli bir tarih öğretmeni, bir şeyler başarmak istiyor ve bunu da sonuç olarak bakıldığında tiyatro oyunu yazarak başarmak istiyor. Ama bu sürecin aktarılması, diyaloglar, oyun içinde yer yer tiyatro oyunlarıyla iç içe yaşanılması ise apayrı bir büyü oluşturuyor...
Tiyatroda oyunlarıyla, sahnede kendine bir yer bulmak isteyen karakter ve onun etrafındaki karakterler arasındaki, mesela karısı Cemile'nin realist gerçekçi bir tutumla tiyatro oyunu hakkındaki fikirleriyle ters düşmesi, tiyatro oyuncusu olan Emel'in onun düşüncesine yakın olması ama bir bakımdan da uzak olması, tiyatroyla bağı olan Saffet ve Servet'in onu oyun yazarlığına çekmesi gibi ilişkilerle durumlar ve olayların gerçekleşmesi de kitabı oluşturuyor...
Hayat ve ölüme değinildiği yerlerde karakterin düşünceleri (90-91. s.), yazarın üzerinde durmak istediği yer ile yarattığı o karakterin kitabın sonuna doğru geleceği muhtemel düşüncesiyle örtüşüyordu...
Karakterin kendine bir yer bulmak istemesi ve bunu o çok istediği tiyatro oyununun sahnesinde gerçekleştirmek istemesi gözümde canlanması, beni çok düşündürdü...
Eserde beni etkileyen, düşündüren ve altını çizerek hak verdiğim çok alıntılar, cümleler vardı...
Kitabın sonunu yazıldığı gibi beklemiyordum ama bence karakterin hakkı verilmiş türden bir son oldu...
Tiyatro ve oyun üzerine ölüm ve kalım meselesi...