·108 syf.····Okunma: 30 Mayıs 2018 00:00 Bu kitabı neden aldım bilmiyorum. Biri mi tavsiye etti yoksa ismi mi ilginç geldi emin değilim. Kitabın isimini de oluşturan deyimin şöyle bir hikâyesi varmış: Taşımacılığın atlarla yapıldığı zamanlarda, bir tehditten ya da düşmandan kaçanlar atlarının nallarını ters çakarlarmış; gittikleri yön belli olmasın diye. Bazı at hırsızlarının da (gerçekten at hırsızlarını kastediyorum) peşlerine düşecek at sahiplerini yanıltmak için aynı yöntemi kullandıklarını da duydum ama bu bilgiyi teyit edemedim. Yazar, kitabına neden böyle bir isim vermiş sorusunun cevabı yukarıdaki hikâyede saklı. Yazara göre, "Allah da görünen bu âlemin nalını ters çakmış ve zıtların polaritesinden oluşan bir sahneyi karşımıza çıkarmıştır." Polarite nedir diye sorulabilir (elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan özellik). Yazar, kitabın pek çok yerinde dilimizde pek de kullanmadığımız kelimeleri seçmiş. Bu kelimeler Arapça'dan Farsça'ya ve ecnebi dillerine kadar farklılık gösteriyor. Aslında dilde pek sorun yok ama özellikle ecnebi kelimelerini kullandığı yerler ilginç olabiliyor. Mesela, Rahman Suresi 29. ayetin mealini yazar şöyle vermiş: "O, [Allah] her ân realite'nin içindedir." (s.85-86). Türkçe meal içinde İngilizce bir kelime hoş olmamış. Böylelikle, ayetin ne dediği de pek anlaşılmıyor aslında. Kitabın geneli, dünya hayatının gizleri ile ilgili. Kitabın adındaki deyim de içeriğe vurgu yapıyor; dünyada görünen ile görünmeyen arasındaki ilişkilerden bahsediliyor. Bir tür deneme kitabı sayılabilir. Her bir başlık birkaç sayfada ele alınmış. Bununla birlikte, Mesnevi'den hikmetli hikâyelere de yer verilmiş. Bu hikayeler okumaya değer. Son olarak, Allah ve onun yaratışları hakkındaki bir kitabın son sözünün (ki eserde gerçekten de "son söz" ifadesi kullanılmış) Lao Tzu'dan yapılması da tuhaf olmuş bence.