Uzun zamandır beklediğim şeydi. Sonunda yazdım.
2/10
·928 syf.··
2026 3. kitabı
·
209 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 15:30
Bu kitap hakkında söylenecek çok şey var. Yazsam sığdıramam. Nereden başlasam bilemiyorum. Baştan uyarmak isterim inceleme spoiler içerir. Buna dikkat ederseniz sevinirim. Sonra spoi yedim diye zırlamasın kimse. Önce kitabın kurgusundan başlayalım. Ülke artık krallık adı verilen bir otorite tarafından yönetilmeye başlıyor. Ancak krallığın koyduğu kurallar insan haklarına aykırı, gaddarca kurallar. Adnan Atalar isimli karakterimiz yasaklı olan 1984 kitabını okuduğu için idam cezasına çarptırılıyor. Kızı Eftalya Atalar onu kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Ve hapishanede Tugay Demir Çeviker ile tanışıyor. Tugay da krallığın sistemine karşı gelen bir devrimci. Sonra bunlar birleşip krallığı devirmeye çalışıyorlar. Ve bu savaşın ortasında birbirlerine aşık oluyorlar. Kurgusu güzel olan bir kitap ancak yer yer mantık hataları içeriyor. Mesela kitap 2028 yılında geçiyor. Teknolojinin daha da gelişmiş olduğu bir yıldayız ama Krallık karakterlerimizi bir türlü bulamıyor. Eftalya istediği zaman yurtdışına kaçabiliyor. İstedikleri gibi hareket edebiliyorlar. Yahu bu krallık hiç mi denetim yapmıyor? Hiç mi onları aramıyor ülkenin dört bir yanında? Eftalya nasıl oluyor da elini kolunu sallaya sallaya ülkeden çıkabiliyor? Nasıl izin veriliyor, nasıl kontrol edilmiyor? Tugayı nasıl hapishaneden bu kadar kolay kaçırabiliyorlar? Bu krallık gerizekalı mı? Anlatıma gelecek olursak kitapta bazı şeyler sürekli tekrar ediyor ve bu bir noktadan sonra insanın sinirini bozuyor. Sürekli aynı şeyleri okumaktan çok bunaldım. Dönüp dolaşıp aynı cümlelere geliyorum. Aynı zamanda kitapta o kadar çok küfür var ki metin içindeki duyguyu tamamen boğmuş. Her sayfada 4-5 küfür görmekten çok sıkılıyor insan. Her karakterin 4737226263636 tane travması var. Ve biz bu travmaların hepsini kitapta okuyoruz. Gerçekten bir yerden sonra "artık yeter !" diye bağırıyorsunuz Birinci kitap ikinci kitaba göre daha iyiydi. İkinci kitap aylarca elimde süründü. Hiç okuyasım gelmiyordu. Tugay mahkumken her şey daha güzeldi. Özgürleşince kitabım tadı tuzu kalmadı. Kitapta beni en çok bunaltan şeylerden biri de kitaptaki aşk'tı. Gerçekten çok abartılıydı. Tugay mahkumken daha güzeldi bu aşk. Ama ikinci kitapta aşk sahnelerine gelince kitabı bırakıp haftalarca okumuyordum. Savaş sahneleri bir çırpıda okunuyordu ama aşk sahnelerini okuyuncs reading slump'a giriyordum. Aşk biraz fazla abartılmış. Büyük bir savaşın içindeler. Ülkenin yarısı onların peşinde. Bulundukları an öldürülecekler ama Tugay ve Eftalya aşk derdinde. Sanki hiç savaş yokmuş gibi rahat rahat takılıyorlar bu da kitabı birazcık mantık çerçevesinden uzaklaştırıyor. Aşk olması güzel ama bu kadar abartılması kitabın değerini düşürüyor. Kitabın içindeki smut sahneler de çok gereksizdi. Bir diğer konumuz kitabın kalitesizliği ve puntosu. Yayınevi kitabı bu Puntoyla basarken hiç mi düşünmedi bunu kör olmadan nasıl okuyacaklar diye? Evet biliyorum puntosu büyük olsa 2 kitaplık bir seri olmazdı. Daha fazla olacaktı ama biraz da düşünülmesi gerek. Ve kitap kalitesiz basılmış. Çok kolay parçalanabiliyor. Kurgu beklentiyi karşılamayınca da okur boşuna para vermişim hissine kapılıyor. Ve bir diğer konumuz kitabın sonu. Kötü sonla bitmesine karşı çıkan çok kişi var ama size bir gerçeği söyleyeyim ki kitap mutlu sonla bitmezdi arkadaşlar. Böyle bir dünyada kazanmak mümkün değildi. Savaşı kazandılar ama canlarına mal oldu. Zaten kitap sonunda biri illa ölecekti. İkisinden birisinin ölümü demek Giray da dahil olmak üzere hepsinin ölümü demek. Anlaşma buydu. Ve hayır yazar prim kasmak için hikayeyi mutlu sonla bitirmedi. Kitaba yakışan son buydu. Ama her halükarda yanan Giray oldu. Sevdiği kızın ihanetine uğradı, sevdiği kızı kaybetti, kardeşini kaybetti. Tugay gibi dağılmadı. Güçlü durdu. Bunca kayıp vermesine rağmen. Tugay öldükten sonra ben de öleceğim triplerine girmedi. Ne kadar canı yansa da yaşadı. Kız kardeşi Nida'yı yaşatmak için. Çok haksızlık edildi. Zaten Giray bu yola Tugay yüzünden girmişti. Sonuç hüsran. En çok canı yanan da o. Ve buna rağmen ayakta durmak zorunda olan da o oldu. Sonuç olarak Beyaz Leke kurgu bakımından çok güzel bir kitaptı ancak çok fazla eksiği var. Kim bilir belki bir gün yeniden yazar. Ve kitaptaki hataları düzeltir. O zaman ortaya çok daha güzel bir şey çıkar. Asla unutmayacağım bir kitap. Eksik yanı çoktu ama kalbime dokundu. O yüzden nefret ettim desem haksızlık etmiş olurum. Ama beğendim de diyemem. Daha söyleyeceğim çok şey var ama bu haliyle bile çok uzun oldu. Sağlıcakla kalın.
1000k
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,858 okunma
·
278 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.