·430 syf.····Okunma: 04 Nisan 2026 01:57 Öncelikle bu kitaba başlamamı şiddetle tavsiye eden arkadaşım:) seni yazdım bir köşeye, nasıl atlatacağım bilemiyorum, acımasız coğrafyada yolları kesişen iki kadın, canım Meryem, canım Leyla.
Ve yine bitmek bilmeyen bir savaş, ve yine en çok kadın ve çocuklara dayatılan o katı kurallar, 1980 ve 2001’ler arasında burka denen kafesin ardından hayata bakan hiç bir hakkı olmayan bir kadın olduğunuzu düşünün, yanında mahremin olmadan dışarı çıkamamak, çıkarsan dövülerek geri yollanmak, eğitim, okuma yazma, müzik gibi her şeyin yasak olduğu, bir şehir, kabil.
Okurken Meryem oldum, Leyla oldum, azize, nana, yani kitaptaki bütün kadınlar, hepsinin bir yarası bir acısı vardı, yer yer kitabın kapağını kapatıp “ben ne okudum az önce” diye sorguladım, bazı yerlerde yüreğim sıkıştı, özellikle Meryem’in sonu, Ah Meryem… erkek egemenliğine, sömürülmeye, susmaya, boyun eğmeye mecbur kalmış tüm kadınlar beni yıllar sonra bile üzücek biliyorum, velhasıl kelam yazarın dilini çok sevdim, savaşın acı yüzünü, Meryem ve Leyla’nın dostluğunu, aşkı, şefkati o kadar güzel yazmış ki bayıldım, ondan okuduğum ilk kitap :) evet meşhur uçurtma avcısını bile okumadım, yazarla tanışma kitabımdı, okumayan çok şey kaybeder, özellikle kadınların muhakkak okuması gerektiğini düşünüyorum, buraya kadar geldiğiniz için teşekkür ederim. Umarım açıklayabilmişimdir, ve son olarak hala dünyada bu şekilde ağır şartlar altında yaşayan tüm kadınlar. Size kocaman sarılmak istiyorum, bu savaşların haksızlıkların, acıların son bulmasını umuyorum. Sağlıkla kalın..