Puan vermedi·164 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 12:46
Sabahattin Ali’nin Değirmen’ini okurken, içimde tek bir duygu ağır ağır büyüdü: tiksinti… ama sıradan bir tiksinti değil; insanın iliklerine kadar işleyen, kaçamayacağı bir yüzleşmenin ardından gelen o derin, yakıcı his. Hani Cahit Zarifoğlu zarifçe ama sarsıcı bir şekilde der ya: "Ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim..." İşte kitap boyunca hissettiğim tam olarak buydu. Çünkü bu hikâyelerde anlatılanlar sadece bir dönemin değil, insanın değişmeyen tarafının aynasıydı. Ve o aynaya bakmak kolay değildi. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dizeleri geldi aklıma sık sık: “Hep karanlığa açılan pencereler, ardında iğrenç yaratıkların yaşadığı büyük kapılar vardı. Şehirler gördüm; sokaklarında bir toz bulutuydu yaşamak. Çarşılarında fazilet kiloyla satılır, namus metreyle alınırdı…” Bu dizeler, Değirmen’in ruhunu tarif eder gibiydi. Çünkü Sabahattin Ali’nin dünyasında da insan, çoğu zaman kirlenmişti. Masumiyet ya ezilmişti ya da zaten hiç var olmamıştı. Hikâyelerde ilerledikçe şunu fark ediyorsun: İnsan sadece kötülüğe meyilli değil, aynı zamanda ona alışkın. “Sabahları yalan girerdi pencerelerinden ışık yerine…” Bu satırları okurken, kitabın içindeki karakterlerin de aynı yalanla uyandığını hissediyorsun. Herkes kendi küçük çıkarının, kendi korkusunun, kendi karanlığının içinde yaşıyor. Ve kimse gerçekten masum değil. Şehirler değişiyor, zaman değişiyor ama insan değişmiyor. “Sefaletin utanç olmadığı şehirler gördüm, bencilliklerin apartman gibi yükseldiği…” Sabahattin Ali tam da bunu anlatıyor aslında: Sefaletin sıradanlaştığı, kötülüğün normalleştiği, vicdanın ise yavaş yavaş sustuğu bir dünyayı… Ve en acısı şu: Bunu okurken yabancılık hissetmiyorsun. Çünkü bu sadece geçmiş değil. Bugün de böyle. Belki yarın daha da kötü olacak. “Geçmiş hep kulağa uzak ve yaşanmamış olduğu için güzel gelir…” Ama okudukça anlıyorsun ki mesele zaman değil. Mesele insan. İnsan değişmedikçe, o karanlık hep aynı kalacak. Sadece şekil değiştirecek. Ve belki de bu yüzden Değirmen, bir hikâye kitabından çok daha fazlası: İnsanın kendinden kaçamayacağının, kendi karanlığıyla er ya da geç yüzleşeceğinin sessiz ama sert bir hatırlatması.
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.