·135 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Nisan 2026 09:08 Ne kadar güçlü bir metin bu böyle. Her satırı bıçak gibi. İkinci dünya savaşının yakıp yıktığı bir ülke, usta bir kalemin dokunuşu ile bir anlatıda hayat bulunca böyle bir şey çıkmış ortaya.
Yazar Stig Dagerman 1946’nın sonbaharında çalıştığı gazete tarafından savaş sonrası hayatı gözlemlemek üzere Almanya’ya gönderilir. Günlerce şehir şehir gezen Dagerman, gazeteciliğinden ileri gelen dikkatle edindiği gözlemleri, şair ve yazarlığının verdiği belagat gücüyle harmanlayarak akıl almaz bir resim sunar okuyucuya. İtiraf etmeliyim ki, İkinci Dünya Savaşının şiddetinde ezilmiş Almanya’ya hiç böyle bir pencereden bakmamıştım. Yıkılmış evler, mülklerini kaybeden insanlar, camları tahtalarla çivilenmiş, vagonlarında tıkış tepiş seyahat edilen trenler, aç çocuklar…
Ve bütün bunları böylesi yetkin bir kalemin çizdiği resimden görmek. Usta yazar olmak dedikleri böyle bir şey işte; kalemini sihirli değnek misali gerçekliğe dokundurup büyüleyici bir kesit ortaya koymak.
Bu kitabı çok sevdim. İkinci Dünya Savaşını anlamak 20. Yüzyıl insanlığını anlamaktır. Bu noktada bu kitabın çok önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum.