Puan vermedi·269 syf.····Okunma: 04 Nisan 2026 15:54 Suskunlar, sadece bir roman değil; adeta sessizliğin içindeki o kadim müziği duyabilme çabası. Kitabı okurken kendimi Eflatun’un peşinde, o efsunlu makamların arasında dolaşırken buldum. Anar, kelimeleri öyle bir ustalıkla raks ettiriyor ki, bir noktadan sonra okuduğumun bir metin olduğunu unutup, Galata’nın kuytu köşelerinde bir hayalet gibi geziniyorum. Nefesin sese, sesin musikiye, musikinin ise mutlak bir sükûnete evrilişini izlemek; insanın ruhunda tarif edilemez, hem huzurlu hem de hüzünlü bir tortu bırakıyor.
Bu yolculuk insanın kendi içindeki o büyük boşluğu sema ile doldurma arzusuyla yıkanmış gibi. Zahir ile batın arasındaki o ince çizgide yürürken, her sayfada aslında "hakikat" dediğimiz şeyin o kadar da uzak olmadığını, sadece dinlemeyi bilmek gerektiğini anlıyorsunuz. Kendi iç sesimin gürültüsünden kaçıp, bu kitabın o ağırbaşlı ve derin sükûnetine sığınmak bana çok iyi geldi. Bitirdiğimde sanki uzun bir uykudan uyanmışım gibiydi; ama içimde hâlâ o musikinin ince bir yankısı sürüyordu.
O ince musikinin peşine düşmek isteyenlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum.