Kitaba başladığım gibi akıcı diliyle beni oradan oraya sürükleyen ve bir çırpıda biten bir kitaptı. Okuduğum zamanlarda kitabı elimden bıraktığımda bile kendimi "Acaba sonrasında ne olacak" diye düşünürken buluyordum. Jack London'ın akıcı ve sürükleyici dili her kitabında olduğu gibi burada da kendini gösteriyor. 2 ana karakterin hayat felsefelerinin çatışmasını okumak ise oldukça keyifliydi. Sonunda olan Wolf Larsen'a oldu maalesef. Keşke hafızam silinse de tekrar okusam dediğim kitaplardan