Merhabalar, bugün Ahmet Mithat Efendinin kaleminden dökülen bir eseriyle geldim.
Kitabımız karakterler üzerine bölümlere ayrılıyor ve en sonunda bütünleşik bir hâl alıyor. İlk başta karışıkmış ya da birbirinden bağımsız gibi gelebilir ama hayır, her karakter günün sonunda bir araya geliyor. Dürdane Hanım gencecik on sekiz yaşlarında bir hanımefendidir ve gönlünü Mergup adında bir adama kaptırmıştır. Adam kızın evine ziyaretlerde bulunarak ikili aşkını yaşar fakat Mergup bizim korkak, aşağılık diye adlandırdığımız insan kategorisindedir. Kızımız ona körkütük sever ve o ona ne yaparsa yapsın aslında fark ettiği şeyleri bile görmezden gelir. Aşk perdesi onun önündeki gerçekleri görmeyi engeller. Mergup kızla her haltı yer ama günün sonunda evliliğe geldiği zaman yan çizer hatta öyle bi manipule ediyor ki kız haksız duruma düşüyor neymiş onunla bu denli yakınlaşan kız ileride onu başkasıyla aldatır. Kişi kendinden bilir işi! Kızımız hamile kaldığı vakit çocuğu kabul etmez ve hâlâ kızımız o herif için ölüp bitiyor.. Afaganlar bastı o satırları okurken! Tüm öfkeli maceralar kulak misafiri olan birisi vardır. Dürdane Hanımın yan evinde oturan Ulviye Hanım ikilinin bütüne her şeyini dinler. Ulviye'nin amacı aslında ilk başta kendisine bir eğlence çıkarmakken Mergup'un ne kadar kötü bir insan olduğunu anlayıp gencecik kızı yarı yolda bıraktığı için intikam planını uygulamaya koyar. Başta Ulviye'ye sinir olsam da onun bu cesur hareketleri beni etkiledi hiç tanımadığı bir insana yardım edip, masum cana daha iyi bi hayat vermesi ne güzeldi. Arkadaşlar Mergup gibi korkak, manipülatör insanlardan uzak duruyoruz. Çünkü onlar her yüzyılda varlar maalesef. Çok severek okuduğum güzel bi kitaptı.