Puan vermedi·180 syf.·
2026 5. kitabı
Dünya Savaşı'nın 2.si son bulmuş. Komünist blok, zaferin verdiği sarhoşlukla kendinden emin şekilde ideolojisini dayatıyor. Roman Tito'nun Yugoslavya'sında geçiyor. Sosyalizme mutlak bağlılığın olduğu bu dönemde keçi çobanları tüm keçilerini yanlarına alarak bu sürece katılıyorlar. Fakat parti bu durumu pek hoş karşılamıyor. Başkeçi çobanı -Çanga-, keçileri çok seven, cesur bir eylem adamı. Romanda bir de hayatı kitaplar olan, iyi eğitim almış, farklı seçenekleri olsa da Balkanların kaderini seçmiş bir aydın yer alıyor. Roman,aydının çocuğunun gözünden ele alınmış. Başkeçi çobanı ile aydının yolu keçiler dolayısıyla kesişiyor. Çünkü mahallede oturan herkesin keçisi var. Bunun sebebi büyük bir yoksulluk dönemi yaşanıyor ve bununla beraber beslenme problemleri baş gösteriyor. Keçiler böyle anlarda doğadan aldıklarını, süt yoluyla insanlara aktarıyorlar ve insanların bir nevi süt annesi oluyorlar. Böyle olunca da halkla keçiler arasında büyük bir vefa bağı doğuyor. Başkeçi çobanı ile Aydın arasında keçiler üzerine derinlemesine sohbetler gerçekleşiyor. Bu sohbetler öyle yerlere geliyor ki keçiler mitolojik bir varlık gibi ele alınıyor. Bu kişiler bana göre iki farklı karakteri temsil ediyor ama ikisinin de derdi ortak. Biri eylem adamı, yaptıklarıyla var olmuş; bilgileri direkt kaynağından edinmiş, sosyal ve cesur bir adam. Diğeri düşünce adamı, hep teoriler üzerine çalışmış, oldukça derinleşmiş, temkinli ve sağ duyulu bir adam. Romanın devamında parti, keçilerin sınıf mücadelesine olumsuz etkilerini ve çobanların işçi sınıfına katılmamalarını gerekçe göstererek keçilerin itlaf edilmesi kararını veriyor. Başkeçi çobanı çobanı mahalledeki tüm keçilerini alıp önce kayboluyor ve bir zaman sonra tüm keçileri alıp kent meydanına geliyor. Bu durum sanki bir geçit töreniymiş gibi tüm halk tarafından coşkuyla karşılanıyor. Ama aydınımız bunun keçilerin ve başkeçi çobanının ölüm yolculuğu olduğunu içten içe fark ediyor. Bir şafak vakti askerler meydanı kuşattıklarında ortada ne keçi ne de çoban buluyorlar. Osmanlı bakiyesi olan bir kalenin dehlizlerinde çoban ve keçiler kendilerine bir yer buluyorlar. Bu yerleri başkeçi çobanına anlatan da Evliya Çelebi'nin "Seyahatname"sinden buraları öğrenen aydınımız. Ve bunu anladıktan sonra kalenin kuyusundan aşağı keçiler ve çoban için erzak gönderiyorlar. Buna karşılık başkeçi çobanı keçi sütlerini kalenin altından akan çay yardımıyla insanlara gönderiyor. Bunu kısa zamanda fark eden askerler kalenin gizli yerlerini arıyorlar. Romankn sonunda sezdirilmiş olsa da keçilere ve Çanga'ya ne olduğu belirsiz olarak kalıyor.
Keçiler DönemiLuan Starova · Dergah Yayınları · 2020253 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.