Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 03 Nisan 2026 22:38 Zülfü Livaneli’nin külliyatına aşina bir okur olarak, bu son kitabında ne yazık ki büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Dilinin sadeliğine takılmadım çünkü Livaneli zaten hep böyle yazan biri. Mesele dilin yalınlığı değil; cümlelerin sıradanlığı ve kelimelere zoraki anlamlar yükleme çabasıydı. Metnin bütününe, sanki yazmaya yeni başlamış bir gencin tüm hünerlerini tek seferde sergileme telaşı, o toy çırpınışı hâkimdi. Bu durum yazarın olay örgüsüne odaklanmasını zorlaştırmış; her bildiğini bir yerlere sığdırma gayesi anlatının akışını bulandırmış.
Yazarın 1960’lı yıllara dair sert eleştiriler getirdiği ve kendi hayatından izler taşıdığını belirttiği bu eser, benim için ne yazık ki bir vakit kaybından öteye geçemedi.