Onun askeri becerisi kadar eğitimi de hep konuşulur ve konuşulmalıdır da.
Bu genç hükümdar hem ateşli silahlarla donatılmış modern bir ordunun komutanıdır hem de Rönesans münevverlerinde görülmeyen bir eğitimi vardır.
O anlamda Doğu'nun ve Batı'nın efendisidir.
Onun kişiliği, edebiyat ve tarih bilgisi kısır bir toplumun yavelerinin (anlamsız boş lakırdı) ötesinde ele alınacak derin bir mevzudur. Arapça ve Farsçada kalem oynatan bu hükümdarın kütüphanesindeki (Topkapı Sarayı) yazmalar, tarih ve coğrafyayı iyi bildiğini gösteriyor.