𝗞𝗼𝗻𝘀𝘁𝗮𝗻𝘁𝗶𝗻𝗶𝘆𝘆𝗲'𝗻𝗶𝗻 𝗚𝗼̈𝗸𝘆𝘂̈𝘇𝘂̈
Herkese Merhabalar...
Sizlere harika bir kitap ile geldim.
Öyle güzel ve duru ve de donanımlı bir anlatımı vardı ki bayıldım.
Kitabımız epey kalın olmasına rağmen hiç sıkmadan, tekrara düşmeden, her sayfaya ve bölümde de katlayarak yazılmış.
Bu da sizi daha fazla hikayenin içinde tutuyor.
O bilgi denizinde de adeta yüzüyorsunuz.
Çünkü araştırmalar yapılıp, emek emek yazıldığı o kadar belli oluyor ki okuyan hemen fark eder.
Tarih seviyorsanız ama sıkılmadan okumak istiyorum diyorsanız bu kitap tam size göre!
Eee işin içine aşk da dahil olunca tadından yenmez dememek de elde değil.
Şimdi bu kitap bir film olsa ne güzel olur.
Öyle de ekrana kilitler dedirtiyor.
Ama tabi ki okuması daha keyifli
İyi ki okudum dediğim bir kitap oldu.
Leyla ve Selim
Leyla işinde uzman ve aşk ile yapan bir küratördür.
Son çalışması ise Tekfur Sarayı'nda olacaktır.
Burada muazzam bir sergi yapılacaktır.
Son anda çıkan aksaklık ile bir parça iptal olunca nişanlısı Serhat'ın yardımı ile yerine yenisi bulunur.
(Bu arada Leyla aşka inanmayan, kalbi değil aklı ile hareket eden bir kadındır. Nişanlısını ise işi, mevki ve genleri dolayısı ile seçmiştir.)
Beklenen gün gelip sergi gerçekleştiğinde ise her şey olağan görünür.
Hatta bir tablo için hikayesini görenin yazacağı fikri çok beğenilir.
Leyla Serhat'ın dahil ettiği o parçayı, o tabloyu görür görmez içinde ve ruhunda bastıramadığı duygular uyanır.
Bu o kadar güçlü bir bağdır ki o da anlayamaz.
Ona dokunduğunda ise hayatının değişeceği an başlar.
Gecenin sonunda yalnız kalma isteği ile nişanlısından ayrılır ve sergiyi en son terk eden olmak ister.
Aniden gözleri kararıp bayılır...
Gözlerini açtığında ise henüz yılın 1494 olduğundan habersizdir.
Sadece ona yardım eden yabancı bir ailenin yanında olduğunu düşünürken , sokağa çıkıp eve gitme düşüncesi ile yol alırken bir takım tuhaflıklar görse de aldırmaz.
Her zaman olmaktan en korktuğu zamanda ve yerdedir.
Bunu anladığında ise nasıl çıkış yolu bulacağını aramaya başlarken hiç tanımadığı biri onu tanır.. Ondan da gerekli yardımı göremezken başlarda gitmek için yol arayan Leyla şimdi kalmak için, dönmek için çareler arar.
Ona yardım elini uzatan ise yediği elma kadar tatlı bir adamdır.
Bu adam Selim'dir.
Leyla'dan şehzade olduğunu gizlese de gerçekler ortaya çıkar.
Tarihte Yavuz Sultan Selim olarak anılacak Kanun-i Sultan Süleyman'ın babasıdır.
Aşkları her ne kadar gökyüzünde olan yıldızlar kadar parlak olsa da kaderi ile oynamak istemez, tarihi değiştirmek ise büyük bir yıkım olur.
Leyla hem duyguları ile baş edecek, hem tarihin akışını kontrol edecek hem de o zaman da yaşayacak.
Dönen entrikalar, taht kavgaları, kardeş cinayetleri, saray adabı ve dedikodusu...
O her ne kadar tarihin sert ve acımasız adamı olarak yazılsa, bilinse de Leyla bambaşka bir Selin tanır. Ona aşkı öğreten bir adam vardır.
Onların hikayesini okumak yüreğinize dokunacak.
Soluksuz okunacak bir kitap sizi bekliyor.
#konstantiniyyeningökyüzü #seldacacomments