Gönderi

6/10
·454 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 20:00
Şibumi’yi okurken iki farklı kitap okuyormuşum gibi hissettim. Özellikle Japonya’da geçen bölümler beni gerçekten içine çekti. Oradaki atmosfer, disiplin, estetik anlayış… hepsi çok iyi verilmiş. Trevanian’ın Uzak Doğu’ya bakışı yüzeysel değil; kültürü, dili, hatta düşünme biçimini hissettirmeye çalışıyor. O kısımları okurken yavaşladım, altını çizdiğim yerler oldu. “Şibumi” kavramının o sade ama derin anlamı da en çok bu bölümlerde kendini gösteriyor bence. Ama ne zaman hikâye o coğrafyadan uzaklaşıyor, benim ilgim de aynı oranda düşüyor. Açıkçası sonraki bölümler bana daha yapay ve zorlama geldi. Özellikle aksiyon ve casusluk tarafı devreye girdikçe kitap sıradan bir “çok zeki, çok güçlü adam” hikâyesine kayıyor gibi hissettim. Karakterin neredeyse kusursuz olması bir yerden sonra etkileyici değil, yorucu olmaya başladı. Bir de şu var: ilk kısımlarda kurulan o derinlik, o sakin ve düşünsel ton, ilerleyen bölümlerde yerini daha hızlı ve yüzeysel bir anlatıma bırakıyor. Bu geçiş bana çok keskin geldi. Sanki yazar başta başka bir kitap yazıyormuş da sonra fikrini değiştirmiş gibi. Yine de hakkını vermek lazım, Japonya bölümleri için bile okunur bu kitap. Oradaki anlatım, detaylar ve yaklaşım gerçekten akılda kalıcı. Ama genel olarak baktığımda, benim için yarım kalmış bir potansiyel hissi bıraktı. Baştaki derinliği sonuna kadar taşıyabilse çok daha güçlü bir kitap olurdu diye düşünüyorum.
Alıntı
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.