·112 syf.····Okunma: 06 Nisan 2026 10:46 Hem incelemelere hem de farklı bakış açılarını karşılaştırıp, benim kitaptan aldığım özverili zaman çok fazla olmadığını kanaat getirdiğimi söyleyebilirim. Kitabın içine giremediğimden mi yoksa hemen bitsin başka bir kitaba geçeyim gibi bir düşünce olduğumu düşünmekteyim.
Hikayesi beni çok içine almadı. Sanki normal bir modern Türk klasiği gibi geldi. Parası olmayan başkarakterimizin annesini yaşlılar yurduna verip, öldükten sonra onun arkasında ağlamaması normal karşılanmamasını ben normal karşılıyorum ama olabilecek bir ihtimal dahilinde olan ağlamaması göz önüne alınması gerekir çünkü ; anne kutsaldır. Onun varlığını bizi var olmamızı sağlar. Benim düşünceme göre (Allah kimseye yaşatmasın) annesini gözden çıkaran bir insan zaten ölümünü de göz önüne almıştır. Bu da zaten az çokta olsa ağlamak eyleminin önüne geçiyor çünkü beklenen bir şeyin gerçekleşmesi "erkekler" özelinden bir duygu bütünlüğünün önüne engel koyuyor.
İnsanlarla olan ilişkileri güçlü olan insanlar, bu durumu yaşamış veya görmüş insanlarla bir masada oturmuşlardır ve az çok zihniyet yapıları birbiriyle aynıdır bu insanların. O yüzden insanların yaptıkları ana eylemin dışında (Bu kitap için) kalan eylemleri gözden geçirirken hayatından geçmiş olayları ve yaşanmışlıklar göz önüne alınmalı.
İnsanları bir bakış açısından hüküm verip, onu hemen ölüme göndermek mantık işi değildir. Kendini koruyan bir adamın saldıranı öldürmesi nefsi müdafaadır.
Sonuç olarak ; kitap beni kendine sardıracak kelime bütünlüğüne erişmediği söyleyebilirim. Kendi açımdan bu kitabın okunmasında bir vakit kaybı gördüğümü söyleyebilirim ama okuyacaklara saygım sonsuzdur.