Çok dokunaklı ve bir yerlerde yaşandığına emin olduğum bir hikâyeydi; ancak duygular yüzeyseldi. Geride kalan anne, teyze (?), baba ve katil… Bu insanlara ne olduğu belli değil. Son 100 sayfa bu şekilde saçma bir biçimde uzatılmamalı, bunlara yer verilmeliydi diye düşünüyorum. Eşinin ölümü üzerine karakterin yaşadıkları da yok mesela.Ayrıca yazarın kitaplarında, küçücük bir yerde bile olsa mutlaka bahsettiği Ermeni meseleleri çok sıktı. Aynı şekilde İslam dininin bağnaz, yobaz karakterlerle yansıtılması da rahatsız ediciydi. Hristiyanlığı, yogayı, “karmayı” gayet hoşgörüyle anlatabiliyorken… Hepimiz birbirimize saygı duyalım, farklılıklarımıza rağmen hoşgörülü olalım, tamam; ama bunu anlatmanın yolu böyle ince ince dokundurarak olmamalı. Sığ ve yüzeysel. Olmadı.