Kamelya
Puan vermedi·596 syf.··
2026 46. kitabı
Selam canlarım Ben geldim ve sizlere yepyeni bir askeri seri ile geldim Nazlıcan’ın kaleminden Kamelya ile geldim Hemen kısacık konusundan bahsedeyim Gözde Başer yıllar önce yaşadığı korkunç olayın ardından bir türlü toparlanamayan, babasının şehadetini atlatamayan ve çevresinden beklediği desteği göremeyen başarılı genç bir doktordur Hayatı altüst olmuşken, yaşadığı darbeleri geride bırakıp kendi yoluna bakmak için ani bir karar alır ve görevini ülkenin en doğusunda, Hakkari’de yapmak ister. Bu süreçte kimseye ailesi dahil haber vermez ve her şeyi kendi içinde yaşar. Tayininin kabul edildiğini öğrendiğinde ailesinden beklediği desteği yine göremez ve her şeyi geride bırakarak görev yerine doğru yola çıkar Babasının asker olması sebebiyle Hakkari’de askerî lojmanda kalacak olan Gözde gittiği gün yaşadığı talihsizliklerin ardından karşısında gördüğü adamla neye uğradığını şaşırır Çünkü karşısındaki adam, günler önce trafik kazasında tartıştığı ve “trafik magandası” diye çıkıştığı Atakan Sarper Gündoğdu’dan başkası değildir Atakan da karşısında kadını görünce şaşkına döner. Yanlış anlaşılmalarla başlayan bu zıt ilişki, Gözde’nin başına gelenler ve geçmişten gelen gerçeklerin ortaya çıkmasıyla birlikte bambaşka bir hâl alacaktır ama onları bekleyen sürprizlerden henüz ikisi de habersizdir Öncelikle yazarın kaleminden başlayayım Ben Nazlıcan’ın kalemiyle ilk defa bu kitapta tanıştım ve gerçekten çok sevdim Aşırı akıcı, sürükleyici ve okudukça merak uyandıran bir kalemi var ve ben gerçekten Nazlıcan’ın kalemine bayıldım Karakterlerimize gelecek olursak, öncelikle Gözde ile başlayayım Gözde gerçekten hayatı boyunca kolay şeyler yaşamamış , gözlerinin önünde babasını kaybetmiş ve devamında ailesinden, yaşamak için istediği desteği tam olarak görememiş yaralı, kırık bir karakter Gözde’yi okurken yer yer çok üzüldüm Özellikle yalnız bırakıldığı sahneler beni mahvetti Çünkü babası noktasında yaşadıkları, kardeşinin ona yaptıkları ve hayatının akışında başına gelecek şeyler o kadar zor ki Ailesinin, kitabın başlarında onu bu şekilde yalnız bırakması arkadaşlarının onu yalnız bırakması beni çok kırdı Kendimi Gözde’nin yerine koyduğumda o kırıklığı dibine kadar hissettim O noktada Gözde’yi sarıp sarmalamak istedim Ama tüm bunların yanında Gözde bir o kadar güçlü bir karakter Yıkılsa da dik durmak için elinden geleni yapan ve yıkılmışlığını bile kendi içinde yaşayan çevresindeki insanlara güçlü duruşunu sergileyen bir kız Bu noktada Gözde’ye bayıldım Özellikle dik duruşlarının yanında açık sözlülüğü, kendisi neyse o şekilde davranması, uçarı davransa da yaşama enerjisinden asla vazgeçmemesi, yıkılsa da kendisine toparlanmak için nedenler bulması çok tatlıydı Ben Gözde karakterini çok sevdim Atakan Sarper Gündoğdu’ya gelecek olursam canlar, ben Atakan’a başta gerçekten sinir oldum Okurken bazı davranışlarından ötürü sinirlenmemek elde değil. Ama kitabın akışında Atakan’ın geçmişine, yaşadıklarına dair öğrendiklerimiz, aslında o davranışlarının boş olmadığını gösteriyor Kimin başına öyle şeyler gelse, herkesin benzer şekilde davranabileceği durumlar hâline dönüşüyor O noktada zaten Atakan’a sinirlenmiş olsam da, sevgim hemen o siniri yok etti ve yerini aşka bıraktı ama şöyle bir durum var ki, adam taş gibi Sinirlenirken bile karizmasından etkilenip ayılıp bayılarak okuyorsunuz Yani yine aşık olduk arkadaşlar, çünkü olamayacak biri değil Özellikle Gözde’ye olan yaklaşımlarını okudukça, Allah’ım Atakan gibi biri diyerek sayfaları çevirmekten kendinizi alamıyorsunuz Tabii ki Gözde ve Atakan’ın ilişkisi, bizim okuduğumuzdan çok daha derin bir boyuta sahip. Burada detaylara fazla girersem spoiler olur, ama özetle aralarındaki bağ daha eskiye dayanıyor diyorum ve susuyorum Onları bekleyen şeyler, başlarına gelen durumlar ve olacaklar, geçmişleriyle bağlantılı. Atakan’ın Gözde’ye yaklaşımı, onu koruması, gözünü karartması, her şeyi yapabilecek olması gerçekten çok güzeldi Bu kitapta Atakan’ın geçmişine dair ufak ufak ipuçları aldık, ama onun geçmişi bence en az Gözde kadar yaralı Devam kitaplarında öğreneceklerimiz bizi daha da sarsacak gibi hissediyorum ve kendimi hazırlıyorum çünkü Atakan’ı o kadar çok sevdim ki Onun yaralı hâliyle nasıl dayanırım okurken bilmiyorum Gerçekten tatlı seven, kıskanç, gözü kara, her şeyi yapabilecek, vatanına canını hiç düşünmeden verebilecek başarılı bir üsteğmen Ve tabii ki yine kalbimizi çalan yakışıklı bir beyefendi Atakan’ı çok çok çok sevdim Atakan ve Gözde dışında yan karakterlerimize gelecek olursak, öncelikle Gözde’nin ailesiyle başlayayım Gözde’nin ailesine en başta gerçekten çok kızdım Tamam, yaşananlar onlar için de zor, eşini ve babasını kaybettiler ama Gözde’nin annesinin onun arkasında durmayışı, kardeşinin yanında olmaması, bir kardeşinden yediği darbe… Yani ailesine başta çok kızdım Devamında Gözde’nin onları affettiği noktada ben olsam affeder miyim? diye düşündüm Evet, affederdim ama bu kadar hızlı olur muydu, bilemiyorum O yüzden Gözde’nin ailesine karşı olan kızgınlığı bazen azalsa da hâlâ bir noktada duruyor Tabii bunun yanında, Gözde’nin ailesine karşı kitabın akışında öğrendiğimiz şeyler beni şoklardan şoklara soktu Özellikle de kız kardeşi ama burası ciddi bir spoiler olduğu için susuyorum Gözde’nin ailesinden sonra arkadaş çevresine gelecek olursam Çido, Koray ve Can Gerçekten beni başta güldüren, sonra öldüren karakterler boyutundaydılar Başta normal yaşamları gözünüze batmıyor ama kitabın akışında öğrendiklerinizle birlikte kim olduklarını öğrenmek beni aşırı şaşırttı Beklemediğim bir yerden vuruldum diyebilirim. Kitap boyunca akışta beni en şaşırtan üçlüydü galiba Ama şöyle bir durum var ki, onlara da en az Gözde’nin ailesi kadar kızdım Çünkü onlar da bir noktada Gözde’yi yalnız bıraktılar, yalnız olduğunu hissettirdiler O noktada Gözde’nin yalnızlığı ve kırıklığını hissetmek, onlara karşı kızgınlığımı artırdı. Fakat dediğim gibi, onların arkasından çıkan hikaye ile birlikte şoklardan şoklara girdim Ve o kızgınlığım, yerini hangi duyguya bıraktı bilemiyorum Sadece şunu söyleyebilirim bu üçlü, arkadaş tayfası gerçekten çok sağlam ve çok tatlıydı Gözde’nin ailesinden ve arkadaş tayfasından sonra Atakan’ın timine gelecek olursam, timdeki tüm karakterler gerçekten aşırı tatlı ve samimi Timin enerjik hâlini okumayı gerçekten çok sevdim Ama özellikle değinmek istediğim birkaç karakter var. Bunlardan ilki Onur Onur gerçekten beni çok güldüren bir karakterdi Atakan ile olan çatışmalar da gerçekten o kadar eğlenceliydi ki ama bu noktada Atakan’a yer yer kızdım çünkü sürekli Onur’a oynuyor hatta bazen okurken şey dedim ya senin tim de diğer askerler de var biraz onlara da mı bu eziyeti yapsan dediğim yerler oldu ama Atakan, Onur’a neden böyle davrandığını açıkladığı noktada, Onur’un geçmişine karşı merakım daha da arttı Onur öyle deli dolu ve eğlenceli bir karakter ki, Atakan’ın onu tutma çabasının nedenini merak ediyorsunuz Benim bu kitapta geçmişini en çok merak ettiğim karakter Onur oldu Geçmişinin çok yaralı olduğunu öğrenmek ve onun bu delidolu hâlinin arkasındaki Onur’u keşfetmek için devam kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum Onur’dan sonra timde merak ettiğim bir diğer karakter, kadın askerlerden Eliz Eliz’in gizemli bir karakter olduğunu düşünüyorum Gözde ile geçmişteki tanışıklığı ve bu güçlü duruşunun arkasında yatan yaşadıklarını gerçekten merak ediyorum Onun dışında timdeki diğer karakterler, hepsi deli dolu ve eğlenceli Her birini okurken çok sevdim Tim’in ağır abisi Hamza, eşi ve çocuklarıyla olan sahneleri de inanılmaz tatlı ve eğlenceliydi Çoğu noktada tim sahnelerini okurken fazlasıyla eğlendim Tim dışında, Atakan’ın çok yakın arkadaşı Berkant’a gelecek olursam, Berkant benim için gerçekten çok daha özel bir karakter Çünkü onu kendi hayatımda içselleştirdim Berkant’ın da neler yaşadığını çok merak ediyorum Bu kitapta arkasından bir şeyler geleceğini sezdim gibi Berkant, gerçekten en az Atakan kadar eğlenceli ve deli dolu Hatta ondan daha da deli dolu Ama bu deli doluluğu öyle kendiliğinden gelişen bir şey değil bazı şeyleri kapatmak için yaşadığı bir hâl gibi O yüzden Berkant karakterini de çok sevdim Devam kitaplarında onu okumak için sabırsızlanıyorum Onların dışında, kitaptaki kötü karakterlerimiz Tırnaksız Halo var Bana mesaj gönderen o hain, iğrenç adam… Yani onu bu kitapta yavaş yavaş tanımaya başladık, sahnelerini gördük ama daha birebir tanışamadık. Tırnaksız’ın Atakan ve Gözde’ye neler yapacağını merakla bekliyorum İnşallah çok da bir şey yapmaz da bizi çıldırtmaz Kitabın akışına gelecek olursam, gerçekten en başından itibaren öyle heyecanlı ve hareketli ilerliyor ki Atakan ve Gözde’nin olaylı tanışması, Gözde’nin her şeyi geride bırakıp yeni bir şehre gelmesi, oraya alışmaya çalışması derken Atakan’ın karşısında bulması hepsi birbirine öyle güzel bağlanıyor ki Daha sonrasında Gözde’nin başına gelenler, kendi hayatıyla ilgili öğrendiği gerçekler, arkadaşları hakkında öğrendikleri, ailesinin sırları derken kitap boyunca şoktan şoka sürükleniyorsunuz Keza Atakan’ın Gözde’yi korumak için yaptığı hamleler, ilişkilerindeki adım atışları falan derken kitabı elinizden bırakamıyorsunuz ‍ Ta ki kitabın sonuna gelene kadar Bu kitabın sonu… yani Nazlıcan’ı gerçekten alıp hırpalamak istiyorum Kitabın sonunda bizi öyle bir yıktı ki… Tabii ki böyle şeyler bekliyordum çünkü Gözde’nin geçmişi ve yaşayacakları kolay değil Babasından sonra kendisine kalan olaylar ve bunun Atakan’la ilişkisinin başlamasıyla birlikte daha da farklı bir boyuta evrilmesi… Tüm gözlerin onun üstünde olmasıyla yaşadıkları gerçekten çok ağırdı Kitabın sonunda Akif’e gerçekten aşırı sinirlendim Hâlâ o sinirimi atabilmiş değilim. Kitabın sonunda resmen yıkılıyorsunuz arkadaşlar Çok güzel giderken bir anda kendinizi 20 katlı bir gökdelenin tepesinden düşmüş gibi hissediyorsunuz Bu son beni gerçekten çıldırtıyor Acil ikinci kitap gelmeli! Akış ve kitabın sonu mükemmel bir uyum içinde olsa da bu son bize yapılmaz Biz bu sonu hak etmedik diyebilirim Kısacası canlarım, eğer siz de askeri kitaplar, geçmişle bağlantılı durumlar, güçlü karakterler ve şok edici akışları seviyorsanız, bu kitap tam size göre ben severek okudum ve sizlerin de severek okuyacağınızı düşünüyorum şimdiden okuyacak olanlar varsa aramızda keyifli okumalar diliyorum
1000Kitap
KamelyaNazlıcan · Ulysses Yayınları · 2026117 okunma
·
77 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.