9/10
·455 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 00:00
İlahi Rezonans, adından da anlaşılacağı üzere; Pierre Franckh'in kalbin yaydığı elektromanyetik alan üzerinden "isteklerin gerçekleşmesi" üzerine odaklandığı "Rezonans Kanunu", Lynn Grabhorn'un ise konuyu duygusal frekans alanı üzerinden işlediği "Çekim Yasası" adlı kitaplarında yer alan bireyin isteklerinin gerçekleşmesi adına olumlu enerjinin meydana getirilmesi çabasını manevi bir zemine oturtmakta. Yazar Cuma Bozkurt rezonansı bir fizik kuralı olmasının ötesinde, yaratıcıyla ve evrendeki ilahi düzenle "uyumlanma" süreci olarak İslâmî referanslarla da detaylandırarak ele almakta. Rezonans Kanunu kalp enerjisi ve niyetin gücü faktörlerini öne çıkarıp "neyi istersen onu çekersin, yeter ki kalbinle iste" mesajını modern bilimsel teoriler ve olumlamalar eşliğinde verirken; Çekim Yasası, kişisel deneyim ve pratik teknikler yardımıyla duygusal titreşimlere yoğunlaşır ve mottosu "Duygunu değiştir, dünyan değişsin" şeklindedir. İlahi Rezonans'ta ise ana odak noktası dua ve tevekkül olup; ayetler, hadisler ve manevi öğretiler ışığında "Yaratıcının İlahi Rezonans Alanı içerisinde iyiye, güzele, doğruya ulaşma" yolları gösterilmekte. Franckh ve Grabhorn daha çok dünya hayatındaki başarıları, sağlığı ve parayı çekmek gibi sonuç odaklı (pragmatik) bir yaklaşım sergilerken, Cuma Bozkurt rezonansı "insanın özüne dönme yolculuğu" olarak görmekte. Lynn Grabhorn'un "Çekim Yasası"ndaki söylemleri duygu kontrolüne, Pierre Franckh'in "Rezonans Kanunu" niyetin gücüne dayalıyken; Cuma Bozkurt'un "İlahi Rezonans"ı bir teslimiyet ve farkındalık sürecini ön plana çıkarmakta. Bu yönüyle, "İlahi Rezonans", her türlü beğeniyi ve takdiri fazlasıyla hak eden özgün bir çalışma. Ancak bir eleştirim bir de önerim olacak. Eleştirim biçimsel (editöriyel) bir husus. Kitabın "İçindekiler" bölümü yok. Böyle kapsamlı bir çalışmada konu indeksinin yanı sıra, kaynakça, dipnot, vb. görmek güzel olurdu. Önerim ise: Kitabının içeriğinde Müslüman toplumunun günümüzde sergilediği; * Teknoloji, ekonomi ve kollektif bilinç sergileme, evrensel hukuka saygı gösterme açısından Batı dünyasının oldukça gerisinde kalmışlığının * Biçimsel/geleneksel/folklorlaştırılmış bir inanca sahip olmakla birlikte; pratik yaşamda gerçek inancın gerektirdiği ahlâki tutarlılığı (kul hakkı, adalet, liyakat, empati, vb. konularda) sergileyememesinin, * Müslüman topluluklarda gerek bireysel gerek kamu yönetimi açısından inanca saygı ve sekülerizm dengesinin sağlanamamasından dolayı ya dinin özünden kopuk folklorik inançların etki alanında kalmak ya da dine mesafeli olmak ikileminde kalınmasının nedenleri hakkında bir öz-eleştiri bulunması yönünde. Bernard Lewis'in "Hata Neredeydi?", Abdulbaki Erdoğmuş'un "İslamsız Müslümanlık", Hasan Onat'ın "Din İnsan ve Anlam Arayışı", Atasoy Müftüoğlu'nun "Farkındalığın Dili" adlı kitaplarında İslam'ın doğru yaşanması ve Müslüman toplulukların daha fazla gelişmesi, ilerlemesi, kalkınması adına yapılan değerlendirmelerin bir başka versiyonunu "İlahi Rezonans'ta şu şekilde görebilsek nasıl olurdu diye düşünmeden edemiyorum: Bireysel ve toplumsal bazda günümüz insanının sergilediği sosyo-ekonomik, kültürel, ahlâki görüntünün ortaya koyduğu Pozitif ve Negatif Rezonans ortamının, mevcut ve olması gereken pratikler başlıkları altında irdelenmesi Sadece şahsi bir düşünce. Yerinde veya makûl olup olmadığını herkes kendi düşünsel eko-sisteminde değerlendirebilir. Yazar Cuma Bozkurt çalışmasıyla aslında yeni bir kapı açmış. Kader, dua, niyet, teslimiyet, tevekkül konularının manevi frekans, samimiyet, ilahi rezonans alanı boyutlarıyla ele alındığı böylesine özgün ve derinlikli yeni çalışmaları hem kendisinden, hem de konuya yeni katkılar, yeni dokunuşlar yapabilecek başka yazarlardan ümitle bekliyoruz.
İlahi RezonansCuma Bozkurt · Diyez Yayınları · 202524 okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.