Puan vermedi·479 syf.····Okunma: 07 Nisan 2026 13:10 Nikolay Gogol'un "Ölü Canlar" romanı, esasında Rus edebiyatı fırtınasına tutulduğum bu dönemde, Gonçarov, Tolstoy, Puşkin ve Dostoyevski'den sonra Rus edebiyatında bu kadar kuvvetli bir kalem ile tanışma fırsatı buldurduğu için kitaplığımda iyi bir yer edinmiş durumda. Kitap bir su gibi aktı gitti adeta, karakterlerin hepsi hayatta karşılaştığımız ve karşılaşma ihtimalimizin yüksek olduğu kişiler. İsimlerinin telaffuzu dilimizde zor olması hasebiyle "kişiler" diye bahsedeceğim onlardan. "Çok cimri, köylüsünü hastalığa ve ölüme terk etmiş bir Barin (Toprak sahibi, bey, efendi anlamına gelir), Çok çalışkan bir Barin, Hayata küsmüş şatosundan dışarı çıkmayan felsefeye medet uman bir Barin, Yalancı kumarbaz ve hayatı hilekarlıkla dolu bir Barin, yüksek egolu ovülmekten pek hoşlanan bir savaş kahramanı General" liste uzayıp gittikçe Pavel İvanovic Cicikof karakterinin de aslında ömrünün son dönemini mesut bir sekilde geçirmek için girdiği giriştiği yolları yanlış ama eğlenceli bulmak, başka çaresi var mıydı ki diyerek ona masumiyet yüklemek pek elde olmayan bir durum. Bütün bu karakter analizlerini bir kenara bırakıp sosyolojik bir tespit olarak "soylu ve memur sınıfın esasında ne kadar avam bir halde oldukları, bildikleri tek şeyin yiyip içip dedikodu yapıp birbirlerine mal, para ve makam havası atmaktan başka bir işlerinin olmadığı, Devlet denilen o kutsal varlığın çöküşünün ve yozlaşmasının başlıca sebebi oldukları. Yine de en vatansever, okumuş, bilgili, namuslu ve erdem kişilerin onlar oldukları hususların tartışmaya kapalı oluşu, "Ölü Canlar" a hayat veren muazzam dokunuşlar olmuştur.... Halikarnas