Keskin zekâyı cinsiyetle sınırlamak, zekânın kendisine haksızlık olur.
Bu mesele yüzyıllardır tartışılıyor; akıl, ne Pisagor’un sayılarında ne de Immanuel Kant’ın akıl kuramında cinsiyetle tanımlanır.
İltifat gibi başlayan genellemeler, aynı dar bakışın farklı bir yüzü sadece.
Zekâ bireyseldir; cinsiyetle değil, bakışla derinleşir.
Ecenin kitaplığı iltifatlarda nesnellik aranmaz ki. Kadın-erkek arasındaki ilişkiden dolayı iltifatlar yapılmalı bence bunu çok da ciddiye almamak lazım espri gibi gülüp geçmek lazım.