Merhabalar. Kendisi kısa ama etkisi büyük bir kitapla geldim. Yazarımız Marcus Aurelius Augustus 161-180 yılları arası Roma İmparatorluğu yapmıştır. Marcus Beş İyi İmparator'dan sonuncusu olarak kabul edilir. İmparatorluğunun dışında çağının en önemli Stoacı filozoflardan biri olarak da kabul edilir.
Kendime Düşünceler isminden de anlaşılacağı gibi yazarın kendi kendine tuttuğu kısa notlardan oluşur. Marcus her ne kadar barışçı bir insan olsa da hayatının çoğunu seferlerde geçirmek zorunda kalmış bir imparator. Bu seferler sırasında da kendini çok yalnız hissetmiş ve notlar tutmaya başlamış. Kendisinin ölümünden sonra bu notlar derlenerek yayınlanmış. İyi ki yayınlanmış.
Kitapta imparatorun kendi gelişim sürecinde edindiği düşünceler aktarılmış. Kitabı okuyanlar görmüştür okurken bir imparator olduğunu anlamıyorsunuz çünkü sıradan bir vatandaş gibi yazıyor notlarını.
Kitapta yazar iyi bir insan olmanın gerekliliklerini ayrıntılı hatta maddeler halinde anlatmış. Marcus eserde önce kendini sonra da kendinden önceki devlet görevlilerini eleştirmiş. İdeal devlet yapısının ne olması gerektiğini de anlatmış. Kendi sözleriyle "vatandaşların özgürlüğüne önem veren devlet idaresi fikri..."ni savunmuş. Yine kendi sözleriyle "doğru yola yönelen birinden çok, doğru yoldan çıkarılamayan biri" olmayı hedeflemiş.
Kitabı okurken fark ediyorsunuz en çok vurgulanan kısım hayatın çok kısa olduğu ve günün sonunda ölümlü olduğumuz. Bu yüzden de doğru insan olmayı, adaletli olmayı, yalan söylememeyi, dik durmayı, kendini sevmeyi, şimdiyi yaşamayı, hayalperest olmamayı, başkalarının sözlerine göre yaşamamayı anlatıyor. Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı diyebilirim. Beni çok etkiledi. Her sayfada mutlaka çizdiğim cümleler oldu. Bu kitabı tekrar tekrar okuyacağımı ve her okuduğumda bambaşka anlamlar çıkaracağımı biliyorum. Herkesin kitaplığında mutlaka olmalı.