Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Modern dünyaya karşı bir eleştiri kitabı okuduk diyebilirim sanırım. İnsanların sürekli çalışmanın gerekliliğini vurguladığı, çalışmanın erdem sayıldığı, her an bir şey üretmek zorundaymışız gibi hissettirildi, durup düşünmeye bile vaktinin olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Yazarımız modern çağın getirdiği bu gerekleri reddediyor. Tembellik yaparak da başarılı olunabileceğini iddia ediyor. Aslında buna tembel demesek daha doğru olur çünkü burada aslında çalışmadan önce düşünsel olarak kendini hazırlama olayından bahsediyor.
Günümüz insanının sürekli üretken olma baskısı altında olduğunu ve bu yüzden de potansiyelini kaybettiğini düşünüyor. Yazarımız tarih boyunca insan emeğini önemli ölçüde azaltan bir çok icadın aslında tembeller tarafından işleri kolaylaştırmak amacıyla yapıldığını söylüyor. Stratejik tembellik dediğimiz bir kavram üzerinde duruyor. Sürekli ve hiç durmadan çalışmak yerine molalar vererek çalışmanın daha faydalı olduğunu düşünüyor. Newton ve Einstein gibi aydınlarların hayatlarından örnekler vererek aslında bazı dahilerin de tembel olduğunu anlatıyor.
Özellikle büyük şirketlerde çalışan insanların aktivitelere katılmasının yeni fikirler üretme, yaratıcılık ve problem çözmede olumlu geri dönüşler alındığını söylüyor. Avcı toplayıcılık döneminde insanlar 4 saat çalışıyor ve daha sonraki süre boyunca da bir sonraki gün için dinlenmeye geçiyorlardı. Bu da aslında dinlenmenin ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor ayrıca araştırmalar aktivitelerin hem ruh sağlığı hem de beden sağlığını çok faydalı olduğunu söylüyor.
İnsanlar dini olarak da sürekli çalışmaya yönlendiriliyor. Miskinliğin günahkarlık ve ahlaki karakter eksikliği ile ilişkilendirildiğini görüyoruz. Ancak bu durum insanları tüketebiliyor.
Çok çalışmak her zaman başarının anahtarı değildir.