Puan vermedi·512 syf.··
2026 7. kitabı
Sevda kuşun kanadında Ürkütürsen tutamazsın Ökse ile sapanla Vurursun da saramazsın Hayat sırrının suyunu Çeşmelerden bulamazsın Ansızın bir deli çaydan İçersin de kanamazsın” bu şarkının sözleri geldi aklıma kitabı bitirdiğim anda. Kitap hakkında nereden başlayıp ne söyleyeceğimi bilemiyorum, karmaşık duygular içinde bıraktı beni. İlk kısımdaki Eden’in herkesten aşağı sınıfta olması ve en son kısımda o çok yüce gördüğü sınıflardan yüce sınıfta bulunmasını yazar bizlere damarlarımıza kadar hissettirdi. Kendime bir soru soruyorum bu kitabı bitirirken: “İnsan ne için yaşar?” Aslında biraz bu sorunun özeline indiğimde kitapta da geçen o çelişkiyle de karşılaşıyorum. “ insan bir amaç için mi kültürlü olmaya çabalar yoksa kültürlü olabilmek zaten bir amaç mıdır?” İnsanlar hayatlarındaki zorluklarla mücadele edebilme gücünü nereden alır, belli amaçlar edinme güdüsünü ne için ister? Seni olduğun gibi seven mi sevilmeye değer yoksa senin sevdiğin için değişmen mi asıl sevgi? Aşk duygusunun yüceliği ön planda tutularak insanın yaşaması için gereken bütün duygu ve dürtüleri barındırıyor kitap. Uğruna mücadele verdiğin onca şey başarmaya çalıştığın hedefler ne için dediğim zaman aslında kendimiz için değil, çevremiz için ikinci bir kişilik oluştururuz ve bu biraz daha sevilmeye değer olmamızı sağlar. Bunu biz kendimiz sağlarız ama eğer bunda başarılı olursak da o zaman insan bir şey fark eder; aslında bizi biz olduğumuz için sevilmiyoruz. Bizim yarattığımız sahte ve yeni kişiliğimiz seviliyor. Ruth için değişmeye çalışan Eden onun en yüce olduğunu düşünüyor ama bir bir basamakları çıktığında herkesin bir kusuru olduğunu da anlıyor ve yine sevmeye devam ediyor. Onun için değişiyor ona layık olmak için çabalıyor. Ama insanın mücadele ederken güç bulabilmesi için kendini destekleyen ve kendine inanan insanlar olması gerekir ki bu mücadelede güç bulabilsin. Yazık ki Eden bunu en sevdiği kişide dahi bulamıyor. Zorluklara rağmen başarı merdiveninde en yükseğe çıktığı ve bütün hayallerine ulaşmış olduğunda tabiri yerindeyse en dibe düşer halde buluyor kendini. Çünkü insan kendi için en tepeye çıkmaz; sevdikleri ve inandıkları için en tepeye çıkmaya çalışır. İnsanların yapmacıklığıyla, toplumun oluşturduğu putlarla karşılaşıyor ve bunu yıkamıyor ama kendisi de bu putlara tapan birisi haline gelmiyor. Eski günlerini arıyor fakat orasının da artık ona ait olmadığını hissediyor. Ve Eden için mutlu, bizler için hüzünlü bir “SON” Daktilosunu bırakıyor, ve artık denize açılabilir :)
Martin EdenJack London · Ren Kitap · 2020135,2bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.