Bu tarz kitapları biraz beklenti ile okuyunca hayal kırıklığına uğruyorum genelde ama bu kitapta bu hissi minumum da yaşadım en azından
Alicia kocası Gabriel'i öldürmüş ve o günden itibaren susmuş. Altı yıl boyunca konuşmamış. Onu iyileştirmeyi kafasına takmış Theo, onun yatılı oldu kurumda psikoterapist olarak işe başlıyor. Alicia'yı konuşturmak için her yolu deniyor, kesinlikle bir psikoterapistin yapmayacağı dedektifçiliği de yaparak. Bu sırada özel hayatı sallantıda çünkü karısının onu aldattığını öğreniyor. Alicia ona günlüğünü verdikten sonra taşları biraz daha yerine oturtan Theo Alicia'yı konuşturmayı başarıyor ve Alicia kocasını kendinin değil evlerine gelen bir adamın öldürdüğünü söylüyor. Kitabın bu noktasında birde anlıyoruz ki Theo'nun eşi Alicia'nın kocası Gabriel ile görüşüyormuş. Bu aldatma olayı 6 yıl öncesininmiş. Yazar burda bize güncel bir olaymış gibi anlatarak sürpriz sona bağlıyor. Theo bunu öğrenip evlerine kadar takip edip Alicia'yı Gabrieli öldürmesi için manipüle etmiş. Açıkçası kitap çok akıcı, tek günde bitirdim. Bu yönden çok beğendim. Merak ettiriyor ve okutuyor. Kafa yormadan okuma yapmak isteyenlere veya okuma dönemi kötü gidenlere iyi gelecek bir roman. Fakat sonunu beklenmedik son yapacam diye çok hızlı ve basit bağlandığını düşünüyorum. Biraz bile psikoloji bilen birisi Theo'nun takıntılı bir şekilde psikoterapi yaptığını okurken anlar. Sırf şüphelenilmesin diye aldatma olayını şimdiki zaman anlatıp, okuyucuyu bu şekilde şaşırtma kısmı çok benlik değildi.