·408 syf.····Okunma: 08 Nisan 2026 17:36 Solgun Karanfil benim için sadece bir kitap olmadı, biraz da içime dokunan bir hikâye gibi geldi. Sinan Akyüz öyle bir anlatmış ki, okurken bazen “ya bu benim hislerim değil mi?” diye düşündüm. Çok ağır, çok kasvetli bir dili yok ama duygusu baya derin… Hani bazı cümleler var, durup tekrar okuyorsun çünkü tam yerine oturuyor.
En çok hoşuma giden şey, karakterlerin fazla “mükemmel” olmamasıydı. Gerçek gibiydiler; hata yapan, kırılan, bazen de susan insanlar… O yüzden hikâyeye bağlanmak zor olmadı. Yer yer içim burkuldu, yer yer de “hayat işte” deyip kabullendim.
Kısacası, abartmadan söyleyeyim; bu kitap öyle bir anda okuyup geçileceklerden değil. İçine biraz seni de katıyor. Bitince de öyle hemen unutulmuyor, aklının bir köşesinde kalıyor.