·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Nisan 2026 20:39 insanın bazen savaşı anlamakta ne kadar yetersiz kaldığını, bir kadının, bir annenin ve en önemlisi bir insanın hayatını nasıl kazandığını içim korka korka okudum. savaşın yok ettiklerini, şiddetin gücünü kaşlarım çatık, soluk soluğa hep bir ümit besleyerek yok saymaya çalıştım. ama günün sonunda elimizde bir tutam saç, korku. hem de fırtınalı bir denizde yüzmeye çalışıyormuşuzcasına bir korku. derinde, ölmeyi bekleyen ama hep bir olasılık denizinde iyi şeylerin de olmasını bekleyen bir korku. umut hala var mı bilmiyorum ama karanlık hep var. belki burada değil ama birilerinin içinde, kiminin rüyasında, bir başkasının gölgesinde, bazılarının da kapısında bekliyor.
bir haber bülteninde yıkılan bir binanın neler söyleyebileceğini görmüyoruz oysa yıkılan duvarın altında ezilen çerçevenin boş olduğunu, anıların, sevdiklerimizin insanlarla beraber dolaştığını bilmiyoruz. insanların kalbine bir fotoğrafın bastırılıp orada sonsuz ümitlerle nasıl yolculuklara çıkmaya cesaret ettiklerini bilmiyoruz.
biz sadece görüyoruz. çoğu zaman karanlık olan sayfanın belki yüzde biri bir gün aydınlık gösteriliyor ve biz yerin altında saklanan bu karanlığa tutulan ışıkla küçük bir parça görüyoruz. bence içimize akan bu karanlıktan kurtulmak mümkün değil. ne kadar cesur olursak olalım, yıkılan bu dünya bizimki değil. belki olacak ama bugün değil.