Leziz bir kitap! demek isterdim tabi ama okumaya ilk başlayınca mideniz bulanarak okuyorsunuz. İlerledikçe alışıyorsunuz ve en baştaki gibi etkilemiyor sizi.
Bunu yazarken Fyodor Dostoyevski’den bir alıntı yapmak istiyorum: Aşağılık insanoğlu, her şeye alışır.
Kitapta küresel gücün ortalığa saldığı bir virüs ile hayvanlar öldürülüyor. İnsanların protein ihtiyacını karşılamak için yine insanlardan faydalanılıyor yani onlar yeniyor. Hikayeye Marcos’un anlatımı ile eşlik ediyoruz. Çok uzun ve anlamakta zorlamışsak bir olsu örgüsü yok. Ama detayları hazmetmek biraz zor oluyor. Aşırı bir özet yazmayacağım spoi içermemesi için.
İnsanlara korku salınması, onların istedikleri gibi kullanılması, birilerinin bunu bilinçli yapması, canlı dengesinin bozulması, insanı insan yapan duygulardan insanların arındırılmasının amaçlanması, yani duygusuz birer robota dönüştürülmesi, isteniyo, öte yandan da yapay ete yönlendiriliyor insanlar. Olmaz demiyorum böyle bir dünya için zira gidişatımız hiç iyi değil.
Bu tür kitapları okurken günümüzle karşılaştırıyorum aslında ne kadar da uyuyor yaşadıklarımıza. Demek ki diyorum bunlar sadece birer kurgu değil aynı zamanda birer uyarı.
Neyse, çok fazla uzatmayacağım bu kısımlar biraz karışık. Bir şeylerin az da olsa farkında olan her okur bu ve bu tür kitaplar için ne demek istediğimi çöm iyi anlayacaktır.
Çok karışık bir inceleme oldu bir düzen içinde olmadı biliyorum.
Okumanızı tavsiye ediyorum. Şimdiden okuyacak olan herkese keyifli okumalar diliyorum.