Gönderi

kişisel inceleme
10/10
·258 syf.··
2024 201. kitabı
Beyaz Diş benim için okurken gerçekten içine çekildiğim, bitince de uzun süre etkisinden çıkamadığım bir kitap oldu. Hani bazı kitaplar vardır ya, okurken sadece okumazsın da yaşarsın… bu tam olarak öyleydi. Jack London doğayı ve vahşi yaşamı öyle bir anlatmış ki, sanki soğuğu hissediyorsun, açlığı hissediyorsun. Beyaz Diş’in yaşadığı her şeyi ben de yaşıyormuşum gibi hissettim. Özellikle onun küçük bir yavruyken hayata tutunma çabası… insan ister istemez içinden “dayan lan” diyor. Kitapta en çok hoşuma giden şey, bir hayvan üzerinden insan doğasının anlatılması oldu. İnsanların acımasızlığı, merhameti, gücü kötüye kullanması… hepsi Beyaz Diş’in gözünden geçiyor. Ve garip olan şu: Bazen kitapta insanlardan çok bir kurda yakın hissediyorsun kendini. Açık söyleyeyim, bazı yerlerde baya duygulandım. Özellikle Beyaz Diş’in kötü insanların eline düştüğü bölümler içimi sıktı. Orada gerçekten sinirlendiğim anlar oldu. Ama sonra yaşadığı değişim, güvenmeyi öğrenmesi… o kısımlar da ayrı bir tatmin veriyor. Böyle içten içe “oh be” diyorsun. Kitap bence ne fazla süslü ne de gereksiz uzatılmış. Gayet akıcı, net ve vurucu. Okurken sıkıldığım tek bir yer bile olmadı. Sürekli “sonra ne olacak” diye ilerledim. Bu da benim için bir kitabı değerli yapan en önemli şeylerden biri. Kısacası Beyaz Diş benim için sadece güzel bir hikâye değil, aynı zamanda hissettiren bir deneyimdi. Hem sert hem duygusal, hem vahşi hem de bir o kadar insancıl. Bitince insanın içinde bir şey kalıyor… boşluk gibi değil de, daha çok iz gibi.
1000Kitap
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,5bin okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.