·312 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Mart 2026 00:00 Bazı kitaplar bittikten sonra bile içimizde bir yerlerde sızlamaya devam eder...
Tarık Tufan’ın Gece Açan Çiçekler’i de tam olarak böyle. Osmanlı’dan günümüze uzanan, zamanı ve mekânı aşan çok dokunaklı, büyülü bir sevda ağıtı.
Okurken sık sık duraksayıp derin bir nefes almak zorunda kalıyorsunuz. Çünkü yazarın da dediği gibi: “Bir türlü iyileşmek bilmeyen hakiki yaralar, sadece sevginin kudretinden doğar.” Yüz yılı aşan bir uzaklıkta, saf bir sevginin peşinden savrulan hayatlara şahitlik etmek kalbinize hem ağır geliyor hem de o yoğun hissi çok seviyorsunuz.
Bazen kelimeler boğazınıza düğümleniyor; “Keşke insan, ruhunu istila eden kelimeleri kusarak dışarı atabilseydi” hissiyle baş başa kalıyorsunuz. Ve en nihayetinde kitabın o sarsıcı gerçeğine bütün ruhunuzla inanıyorsunuz: “Aşk, hayattan da ölümden de büyüktür.”
Eğer kalbinizin en derinlerine dokunacak bir hikâye arıyorsanız, bu eşsiz esere mutlaka şans verin. “Çünkü insan ölünce bedeni çürür, geriye yalnız hikâyesi kalır ve bütün hikâyeler gece anlatılır...”