Minik oğlağın dünyaya gelir gelmez bacaklarının güçsüz olduğunu anlayan çoban onu hep heybesinde taşır. Bir gün, arkadaşları gibi koşup oynayamayan oğlak için bir bisiklet yapması ile minik oğlak artık yürümenin koşmanın tadını alır.
Öyle ki büyür, onun da minik oğlakları olur. Yavruları kendisi gibi değildir ama aynıdırlar.
Engelsiz'lerin hayatına dair minik kalplere dokunan , sıcacık bir hikaye. Çizimler bence çok başarılı.