8/10
·336 syf.··
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 22:01
Hayatının son günlerini yaşayan, kanser hastası, yaşlı bir adamın bir yaşındaki torunuyla kurduğu bağla beraber dünyaya ve geçmişine dönüp başka gözle bakmasının hikayesi “Etrüsk Gülümsemesi”. Bir bebekle vakit geçiren ya da başka bir deyişle onunla beraber yeniden büyüyen herkes gibi masumiyetin, sevginin, bağlanmanın, adanmışlığın en saf, en benzersiz hallerinin hayatın son demlerinde yeniden keşfinin ve bu keşifle beraber geçmiş, bugün ve ‘son’la ilgili her şeyin de bambaşka görünmesinin hikayesi. Salvatore, İtalya’nın güneyinde, küçük bir kasabada yaşayan ihtiyar bir adam. Hasta olduğunu öğrenince tedavi olmak amacıyla Milano’da yaşayan oğlunun yanına geliyor ama oğluyla ve özellikle geliniyle ilişkisi oldukça mesafeli. Burada bir yaşını yeni dolduran torunuyla tanışıyor ve günden güne ona bağlanmaya başlıyor. Torununu kendi kültürüyle büyütmek, ona dünyayı kendi gözünden göstermek, bildiklerini ve tecrübelerini ona da öğretmek istiyor. Burada hem İtalya’nın güneyiyle kuzeyi arasındaki kültür ve yaşam farklılıklarını anlatıyor yazar hem de sanırım her kültürde rastlanan ‘anam babam usulü’ çocuk büyütmekle bilimsel ve çağdaş metodların çarpışmasını işliyor. Eski bir partizan olan Salvatore, ülkenin tarihine değinirken hatırlamak, hafıza ve geçmişle hesaplaşma üzerine de düşündürüyor. Yazarın karakter yaratma becerisi muazzam. Huysuz, torununa diğer her şeyle beraber ‘toksik erkeklik’ öğretmek isteyen bir ihtiyarı yani aslında bir anti-kahramanı öyle güzel yaratmış ki hem ona, özellikle mizojini dolu görüşlerine sinirleniyor ama hem de üzülüyor ve sempati duyuyorsunuz. Hatta ben bir yerden sonra ona kendini kötü hissettiren gelinine daha çok doldum. Keza bebekle kurulan bağ ve bu bağ sayesindeki günden güne değişim de çok gerçekçi aktarılmış, nitekim arka kapakta denildiği gibi yazarın kendi torunuyla ilişkisi kitabın çıkış noktası. Sadece anlatımı biraz fazla düz buldum, zaman zaman da derdini daha kısa anlatabilirmiş hissi verdi. Ama genel olarak, gerek hissettirdikleri gerekse karakterlerin inşasındaki başarısıyla beğendiğim bir roman oldu. Son olarak, okurken Domenico Starnone’nin “Şaka”sını anımsadım sık sık, özellikle bu kitabı sevdiyseniz mutlaka bir bakın derim.
Etrüsk GülümsemesiJose Luis Sampedro · Paris Yayınları · 20264 okunma
·
781 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.