Roman, küçük bir köyde büyüyen Yusuf’un hayatı üzerinden adalet, sınıf farkı ve yozlaşmış düzen gibi temaları işliyor. Ancak ne yazık ki olay örgüsü beni içine çekmedi. Olaylarla bağ kurmakta zorlandım.Yiğit, mert, bileği güçlü, yozlaşmaya karşı diye anlatılan Yusuf’un davranışları bu anlatıyla çelişiyor. Örneğin arkadaşı Ali’nin parasına resmen çökmesi.Ya da evlatlık olarak büyüdüğü ailede, kız kardeşini kaçırması. Karakter pek bir suskun olduğu için bunları anlamlandırmak zor.
Böyle seviyorum, şöyle aşığım dediği eşinin ölüm sahnesi neydi peki? Sıfır duygu. O sahnenin etkileyici olması gerekirken, bende hiçbir iz bırakmadı. Final tam bir hayal kırıklığıydı. Genel olarak romanda anlatılmak istenen çok şey var ama bunlar bana geçmedi. Sabahattin Ali’nin ne siyasi duruşunu ne de edebiyatını seviyorum. Yine de romanlarını okumaya devam edeceğim.