·98 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Nisan 2026 11:35 Amin Maalouf uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı ve bu librettosu ile başladım. Librettolar genellikle daha yakın hissettiğim bir edebi tür çünkü okurken karakterlerin hareketlerinin betimlenmesi hikayeyi hayal etmemi kolaylaştırıyor. Kitaba gelecek olursak kitap konu bakımından ilgimi çekti; savaş zamanında birçok durumun olumsuzluğu belirtilirken yağmalama,tecavüz, insanların özel hakkının yok sayılması gibi konular göz ardı ediliyor. Kitabın bu konuları nasıl ele aldığını merak ettim. Kitap bahsettiğim konuları ele alış bakımından biraz eksik bulduğum ama beğendiğim bir kitap oldu. Kitapta hoşuma gitmeyen tek konu Tsargo gibi hataları kabul edilemeyecek bir adamın; geçmişini, aşkını öne sürerek yaptığı yanlışların güzellenmesiydi. Kitapta göze çarpan bir başka konu da yer yer kendisiyle tezata düşmesiydi, bir yerde Adriana kanın önemsiz olduğunu söylerken bir yerde oğlu Yonas'ın karakterini babasının kanı şekillendirecek mi endişesi duyuyordu. Bu iki konu dışında kitapta pek gözüme çarpan bir şey olmadı. Kitapta beğendiğim çok fazla alıntı oldu. Tüm kitabın altını çizmemek için zor tuttum kendimi. Beni en çok etkileyen alıntı Adriana'nın insanın kendi kanına yüklediği gereksiz anlam kısmıydı. Bu eseri izlemeyi de çok isterdim. Amin Maalouf adına güzel önyargısız bir başlangıç yaptığımı hissediyorum diğer kitapları da büyük ihtimalle okunacak listemde yer alacak.