·407 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Nisan 2026 21:04 Güzel bir hikaye, akıcı bir anlatım ve inandırıcı bir hayat dersi...
Hans Fallada Alman/almanca yazarlar arasında en sevdiklerim arasında şüphesiz.
160 Mark gibi bir maaşla kıt kanaat geçinen bir çocuk babası Max, eşi ve çocuğuyla mutludur aslında, her ne kadar yeni bir çift çorap almak için ileri geri uzun uzun düşünmesi gerekse de. Milyoner amcanın ölmesi ve mirası Max'a bırakması ile hayatları birden altüst olur. Bir yandan 3-4 milyon Mark'lık bir miras, köşk, uşaklar, çiftlik ve hatta köy sahibi olmak, diğer yandan aşılması gereken onca bürokrasik engel, söze ve işe karışanlar, henüz mirasa konamadan başlayan dilek mektupları, gazeteciler, akrabalar...
Kitabın ilk bölümü mirasa sahip olana kadarki sıkıntılı dönemi anlatıyor, bunu yaparken hem eğlendiriyor, hem düşündürüyor.
İkinci bölümde ise paraya sahip olunduğu, lüks ve savurucu hayatı ve sonuçları anlatılıyor, en azından Max'ın, çünkü eşi Karla başının dönmesine izin vermemekle beraber kocasını da dizginlemeye çalışıyor.
Evlilik hayatlarına da yansıyacak olan büyük değişimler, evliliklerine nasıl bir etki yapacak, bilhassa bir çocuk daha beklenirken? Paraya sahip çıkacak, ellerinde tutabilecekler midir? Yeni hayatlarında daha mutlu olabilecekler midir? Küçük adam, parayla büyük adam olabilecek midir?
Yine keyifle okuduğum bir Fallada kitabı oldu. Mutlaka şans verin Fallada'ya...