Puan vermedi·88 syf.····Okunma: 06 Nisan 2026 06:31 “Her şeyin kusursuz olduğu bir hayat, gerçekten yaşanmış sayılır mı?”
Kusursuzluk, modern hayatın o pürüzsüz görünen yüzünü yavaşça çatlatan bir roman. Vincenzo Latronico, bu kitapta özellikle büyük şehirde yaşayan, estetik kaygılarla şekillenen hayatların içine giriyor ve bize çok tanıdık bir boşluk hissini gösteriyor.
Kitap; Berlin’de yaşayan genç bir çiftin hayatı üzerinden ilerliyor. Dışarıdan bakıldığında her şey “kusursuz”: iyi döşenmiş bir ev, doğru müzikler, doğru kitaplar, doğru arkadaş çevresi… Sosyal medyada paylaşılsa herkesin imreneceği bir hayat. Ancak tam da burada kitap sessizce sorusunu soruyor: Bu hayat gerçekten onların mı, yoksa sadece iyi tasarlanmış bir görüntü mü?
Latronico’nun dili oldukça sade olmasına rağmen alt metni çok yoğun. O yüzden okurken olaylardan çok hislerin içine çekiliyorsun. Modern yalnızlık, kimlik arayışı ve “kendine ait olmayan bir hayatı yaşama” fikri kitap boyunca ince ince işleniyor. Özellikle günümüzün estetik takıntılı, vitrine dönmüş yaşam tarzına çok güçlü bir eleştiri var.
Kitap aslında çok büyük olaylar anlatmıyor fakat okuduktan sonra zihninde kalan şey şu oluyor: “Ben gerçekten nasıl bir hayat yaşıyorum?”
Küçük bir detay: Latronico, çağdaş Avrupa edebiyatının dikkat çeken isimlerinden biri ve özellikle şehirli bireyin iç dünyasını anlatma konusunda öne çıkıyor. Kusursuzluk da bu anlamda hem stil hem tema olarak oldukça güncel ve çarpıcı bir metin.
Bu kitabı herkese önermem… Çünkü bazı sayfalarda kendini fazlasıyla yakalanmış hissedebilirsin.
Okuyan var mı? Sizde nasıl bir his bıraktı?