Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
88
Basım Tarihi:
6 Şubat 2026
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Le Perfezioni
Orijinal Dil:
İtalyanca
Orijinal Ülke:
İtalya
ISBN:
9789750867538
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 22:44
İtalyan yazar Vincenzo Latronico’nun Kusursuzluk’u, adının vaat ettiği mükemmelliği daha ilk sayfalarda incelikle bozan, çatlaklardan sızan bir hayat anlatısı. Roman, göçebe bir çiftin şehirler arasında sürüklenen yaşamı üzerinden, kök salamamanın o tanıdık huzursuzluğunu gündelik olanın içine yerleştiriyor. Ne büyük kırılmalar var ne de dramatik yükselişler; aksine, her şey fazlasıyla normal ve bu yüzden rahatsız edici ölçüde gerçek. Latronico’nun metni, bizim kuşağın ruhuna sızan o sessiz boşluğu yakalıyor. Her yere ait olup hiçbir yere ait olamama hâlini yani. Benim için ise en ilginç olan nokta şu oldu: Yazar anlatıyı kurarken çağımıza dair somut referanslar kullanıyor, ki bu normalde pek haz ettiğim bir tercih değildir, metnin ruhunu zedelediğini düşünürüm. Oysa bu romanda, bu detaylar öylesine yerinde ve ölçülü ki, kurgu adeta onlarla nefes alıyor. Bu romanı okurken, bir hikâyede değil de bir hâlin içinde hissettim kendimi. Yavaş, neredeyse silik ama tam da bu yüzden kalıcı bir anlatı. Yazarın bahsettiği kusursuzluk burada bir hedef değil, ulaşamamanın kendisi. Ve belki de bu yüzden, fazlasıyla tanıdık. Çok sevdim.
İnceleme
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
Bir Zaman Kaybının Hikâyesi...
3/10
·88 syf.··
2026 35. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 22:29
Bu yıl okuduğum, bana göre en tahammül edilemez kitaplardan biri! Daha ilk sayfalarda metinle aramda kurulamayan bağ, ilerledikçe bir mesafeye değil, açık bir kopuşa dönüştü. 85 sayfalık bir kitapta ilk 30 sayfayı “sabret, birazdan açılacak” umuduyla geçirmek zaten başlı başına bir sorunken, metnin geri kalanı her sabrın sonunun selamet olmadığını apaçık ortaya koydu. Okurla kurması gereken ilişkiyi daha en baştan kaybeden bir metnin, sonradan bunu telafi edebilmesi pek mümkün değil; burada da tam olarak olan buydu. Metin boyunca tekrar eden bir ruh hali var: bitmek bilmeyen bir memnuniyetsizlik, sürekli kendini yineleyen bir iç sıkıntısı ve neredeyse refleks hâline gelmiş bir sızlanma dili. Bu, derinlikli bir varoluş sancısı değil; daha çok yüzeyde dolaşan, kendi etrafında dönüp duran bir huzursuzluk. Üstelik bu zayıf duygusal omurga, nesne betimlemeleriyle doldurulmaya çalışılmış. Masa, sandalye, parke, tabak… Bitmek bilmeyen bir eşya envanteri. Ancak bu detaylar dünyayı zenginleştirmek yerine metni ağırlaştırıyor; çünkü arkasında gerçek bir anlam, bir duygu yoğunluğu ya da karakterle kurulan organik bir bağ yok. En temel problem ise şu: ortada ne doğru dürüst bir hikâye var ne de tutunabileceğim bir karakter. İnsan zihni boşlukla değil, anlamla beslenir; burada ise boşluk bile yeterince sahici değil. Okur olarak ne bir dönüşüme tanık oluyorum ne de bir içsel yolculuğa dahil ediliyorum. Geriye sadece zaman kaybı hissi kalıyor. Açık konuşayım: Bu kitaba verdiğim parayı sokaktaki hayvanlara mama olarak harcasaydım, en azından somut bir karşılık alırdım. Burada ise geriye kalan tek şey, gereksiz yere tüketilmiş bir dikkat ve sabır. Okur kalın...
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 5. kitabı
Spoiler içerebilir fakat kitaptan alacağınız zevki azaltmaz, yani bence :)) Anna ile Tom. Nerden geldikleri veya nereli oldukları belli değil, aslında önemli de değil.. Çünkü onlar herkes olabilir. Görüntülerle örülü bir dünyanın içindeler. Kendilerini kreatif profesyonel olarak tanımlıyorlar. Berlin'e taşınmalarıyla başlıyor hikaye, orda onları çeken bir bolluk hissi, sınırsızlık hissi, özgürlük hissi var. Fakat onların sınırsız olarak tanımladığı şey, bomboş binalar, kullanılmayan hava limanı vs. Ve fakat bunun altında yatan korkunç hikayeye vakıf değiller. Çünkü yaşadıkları yerin tarihini bilmiyorlar, güncel sorunları ile ilgilenmiyorlar. Aslında orda yaşıyorlar ama orda yaşamıyorlar. Oraya angaje olamıyorlar. Yaşadıkları yer ise uzun uzun anlatılan bir imgeden ibaret. İskandinav koltuklar, çeşitli bitkiler, bal rengi parkeler, elmalı laptoplar.. Bunlar işin reklam yüzü. Herkes o işi yapıyor diye reklamcı olan Perec misali karakterlerimiz de bu işin içine bulaşmış buluyorlar kendilerini. İşleri de dahil olmak üzere neyi ne için yaptıklarını bilmez haldeler. Akan görüntüde ne bulmayı umduklarını bilmez vaziyette geçiyor vakitleri. Bolluk ve sınırsızlık hissi açlıklarını pekiştiriyor ve daha fazlasını görmek istiyorlar. Görüntülerden kendilerini kurtaramıyorlar. Manipüle edildikleri zevklere tutunuyor ve tüketiyorlar. Ve sonunda yaşadıkları hayat ağızlarında kekremsi bi tat bırakıyor. Ordan kurtulmak için bazı şeyler deniyorlar. Fakat kendilerinden zihinlerinden kurtulamıyorlar. YKY Ankara kitap kulübü vesilesiyle okudum bu kitabı. Cem Alpan beyin ve güzel katılımcıların katkısıyla bambaşka kapılar açıldı zihnimde. Bu yazıyı da ordan edindiğim fikirlerle birlikte yazdım.
Hayat ve İnsan
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
Kusursuzluk
Puan vermedi
Anna ve Tom, internetin gelişme çağında yetişen, hayallerinin peşinden giderek Berlin’e yerleşen ve home- office çalışan bir çift. Hayatları bazen sakin, bazen ise coşkulu geçse de dijital gelişmelerden etkilenmiş iki yetişkin. Sosyal medya, hayatlarının merkezinde. Hem iş hem de sosyalleşme için sıkça kullanıyorlar. Berlin’de kurdukları yaşam, iş hayatları ve sosyal çevreleri dışarıdan bakıldığında kusursuz görünsede, aslında içeride işler farklı. Zamanla yaşantılarındaki durağanlık, onları sıkmaya başlar ve başka arayışlara iteler. Hayatlarına dair farklı yolculuklar deneyip yeni adımlar atmak isteseler de hiçbir şey göründüğü gibi olmuyor. Dijital çağın hepimizin hayatlarını şekillendirdiği gibi, onlar da bunun yansımasını yaşayarak mutsuzken mutlu, kötüyken iyi görünmeye çalışıyorlar. Farklı şehirlerde başka arayışlara girseler de hiçbir şey onları tatmin etmiyor. Tam her şeyden vazgeçmişken gelen sürpriz bir haber, çifti başka bir hayata sürüklüyor. Yazar, uzaktan bakıldığında doğru görünen ama içinde tatminsizlik barındıran yaşamı, Berlin’de yaşayan bu genç çift üzerinden anlatmaya çalışmış. Bir kuşağın arzuları, vazgeçişleri, düşleri, hayalleri, hüsranları; kısacası ruhsuz ve tatminsiz bir hayatı okuyorsunuz. Yazarın bu çift üzerinden sunduğu yaşam, dijital çağda başarı ve mutluluğun, sadece dışarıya yansıyan yüzeyden ibaret olduğunu gösteriyor. Hızla değişen bir dünyada rutine bağlı kalmak sıkıcı gib gelsede bu mutluluk arayışı bazen daha çok karışıklığa sebep olabiliyor. Kısa ve anlatımı basit bir kitaptı. Başlarda hikayenin içine girince aslında bildiğiniz bir dünya olduğu için sayfalar hızlıca tükendi. İ
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
4/10
·88 syf.··
2026 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 22:16
Kusursuzluk, Berlin’de yaşayan bir çiftin mükemmel hayatını anlatıyor. Yaşamak, bu kusursuzluğu devam ettirmek mi yoksa kusurlu da olsa kendine özgü dönüşümlerinin olmasıdır mıdır? Okurken çok zorlandım. Üslubu, anlatmak istediği dünyayı iyi yansıtıyordu ama bu kadar iyi anlatmak için düz ve sorunsuz olması okurken metinden kopardı beni. Seveni olmuştur belki ama bana pek hitap etmedi.
1000Kitap
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
Çağımızın “ideal hayat” fikrini sorgulayan bir roman. Perec'in 60'lı yılların Paris'inde birlikte yaşayan yirmili yaşlarda iki genç üzerinden 'modern dünyanın şeyleri ve mutluluk' arasındakı ilişkiyi didiklediği şeyler kitabının sosyo medya katılmış yeniden yazımı.. Berlin’de yaşayan bir çiftin hayatını izliyoruz. Dışarıdan bakınca her şeyleri “mükemmel”: güzel bir ev, estetik bir yaşam, özgür ve yaratıcı bir hayat. Ama bu kusursuzluk giderek bir boşluk, anlamsızlık ve yabancılaşmaya dönüşüyor. Biraz da sosyal medyada gördüğümüz “mükemmel hayatlar”ın arkasını kazıyor ve şu soruyu soruyor: “Gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece iyi görünen bir hayat mı kuruyoruz?” Sürekli aynı imgelerle ilerliyor: düzenli evler, estetik nesneler, özenle seçilmiş bir hayat. Duygudan çok yüzey var. Tekrar eden bir boşluk hissi. Bu tekrarlar bir noktadan sonra okuru da karakterlerle aynı yere getiriyor: anlamdan yoksun bir mükemmelliğin içinde sıkışma. Bu, kitabın hem gücü hem zayıflığı. Gücü eleştirdiği şeyi çok iyi kurmasında, hatta yaşatmasında. Zayıflığı okuma keyfini törpülemesinde. Yoruldum okurken. #meryemmineçilingiroğlu çevirisi
Edebiyat
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2026 6. kitabı
Bugün yeni bir küfür öğrendim. Sen kusursuzsun. Şubatın ikinci haftasında Robert Pattinson ile Jennifer Lawrence'in her şeyden uzak bir banliyöye taşınıp doğa içinde bir evde çocuk büyüttükleri filmi izlemeden önce İstiklal'de kitapçıyı dolaşırken onlarca kitap arasından seçip aldığım kitap. O film de bir kitaptan uyarlamaymış. Bence bu kitabın da filmi olsa harika olurdu. Filmini izlemek istediğim bir kitaptı. Film gibi okuduğum. Reading slump ya da o tarz şeylerde olup hiçbir şeye odaklanamadığım için bir aydan fazla elimde sürünmüş ince bir kitap olsa da gerçekti. Belki gerçek olduğu için tek celsede bitmedi. Filmi olsa bir nesle hitap edeceği kesin. Hiçbir zaman kusursuz bir hayat kurma düşüm olmadı. Son zamanlarda izlediklerimden, okuduklarımdan ve her şeyden referansla kusursuzluğun ne kadar çatlak olduğunu, öncesinde mükemmelliyetçiliğin noksanlık olduğunu düşündüğüm gibi düşünüyorum ve hissediyorum. Wabi sabi yani. Japonlar beni etkilemeyi sürdürüyor. Bu roman da bana çekici bir yanı olsa da kusursuzluk denen şeye dikkatli yaklaşmak gerektiğini düşündürdü. Kusursuzsa orda bir sorun vardır yani. Çok da kusursuz olmamak lazım. Blanchot okuyacağım bunun üzerine hazır ivme almışken. Okurken keyif aldım doğru seçimdi.
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
Kusursuzluğun kusuru
Puan vermedi·88 syf.·
2026 11. kitabı
Bu kitapta belli bir hikaye yok, dialog yok, edebi bir içerik yok.Ne var? Günümüz dünyasında sosyal medya ile yaşayan insanın hayatına tutulan bir ayna var..Göçmen genç bir çiftin hayatı üzerinden bu çağın insanı anlatılmış güncel terimlerle...Kitabın yazarı genç bir Italyan.Felsefe eğitimi almış ama kitap da bunu pek kullanamamış..Hayatı anlatmıs felsefeye başvurmadan..Sanki aceleyle yazmış çok da irdelemeden.
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 108. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 23:31
Özlenen, ulaşılmak istenen, arzulanan hep uzaktaymış gibi düşünür, hisseder ve bu bakışla da olduğumuz yerden hep başka dünyalara atılmak ister, düşünülen o huzurun ve mutluluğun yaşayabileceği yerlere gidilir...gidilir gidilmesine de gidilen yerde, tatmiin etmemeye başlar. Bu sefer daha farklı bir yer düşünülür. Sonuç değişmez... Sorun kalınan yer değildir çoğu zaman, içsel dünyayla kopuk bir yaşam; eksik, tanınmaz bir ben'dir. Dünyaya temas etmek kadar kendisiyle de temasta olmaya ihtiyaç vardır. Uzaklar çoğu zaman arzulanandan farklıdır, evet güzeldir ama huzurun ve mutluluğun kaynağı değildir. Uzak diyarların özlemi, belki de kendimizle ilişkiden kaçınmanın bir sonucudur. Kitapta mutluluğu yaşamak için arayışta olan iki gencin, sıradan bir serüveni konu alınır. Gerçek mutluluk nedir?
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 4. kitabı
Öncelikle kitap Berlin’i anlatırken kentin gündelik yaşam alanlarına ve semtlerine çok sayıda atıfta bulunuyor. Dolayısıyla Berlin’i iyi bilmeyen okur, sık sık “Burası nasıl bir yer ki karakterler böyle hissediyor?” sorusuyla karşı karşıya kalıyor. Ama bu mekan işaretleri yalnızca coğrafya değil, romanın asıl meselesi olan aynılaşmış kozmopolit hayatın dilini kuruyor: Semt isimleri, kafeler, ev estetiği, parti kültürü… İtalyan yazar Latronico, mutluluktan ziyade doğru görünen hayat anlayışını, üniversite mezunu,hali vakti görece yerinde olan Y kuşağının suratına tokat gibi çarpıyor. Teknoloji ve sosyal medyayla birlikte peşine düşülen “kusursuz hayat” fikrinin, yakından bakınca ne kadar kusurlu ve grotesk olduğunu gösteriyor. Üstelik bu kusursuzluk arayışı çoğu zaman özgün bir arzu değil, sosyal çevrede ve sosyal medyada görülen hayatın aynısını yaşama isteği, yani bir tür kopyalama refleksi. Sonuçta ortaya çıkan şey, iyi hayattan çok, iyi hayatın vitrini. Kitaplardan yapılan çıkarımlar sübjektiftir. Elbette üniversiteyi yeni bitirmiş, 20’li yaşların başındaki bir genç bu kitapta anlatılanlardan büyük bir heyecan duyabilir. Fakat kitabı 40 yaşında okuyan biri, bu anlatının bizim kuşağın 20’lerin başından 30’ların sonuna akan hayatının Berlin gibi şehirlerde nasıl bir dile kavuştuğunu gösterdiğini daha net fark ediyor: aynı kelimeler, aynı zevkler, aynı tercihler… Sosyal medya ve sosyal çevre bu dili pekiştiriyor, kusursuzluk ise onun öne çıkarılan kelimesi oluyor.
KusursuzlukVincenzo Latronico · Yapı Kredi Yayınları · 2026173 okunma

Yazar Hakkında

Vincenzo LatronicoYazar · 0 kitap
Latronico 1984 yılında İtalya'nın Roma şehrinde doğdu ve daha sonra felsefe okumak için Milano'ya taşındı. 2008 yılında ilk romanı Ginnastica e Rivoluzione ( Bompiani ), ardından La cospirazione delle colombe (Bompiani, 2011), La mentalità dell'alveare (Bompiani, 2013), Narciso nelle kolonie ( Quodlibet, 2013), Le perfezioni (Bompiani, 2022) ve La chiave di Berlino ( Einaudi , 2023). Romanlarının çevirileri 20'den fazla ülkede yayınlandı ve 2025'te Le perfezioni ( Sophie Hughes tarafından İngilizceye Mükemmellik olarak çevrildi ) ödülüyle Uluslararası Booker Ödülü'ne aday gösterildi. Çevirmen olarak Oscar Wilde , F. Scott Fitzgerald ve George Orwell dahil olmak üzere çeşitli yazarların eserlerinin İtalyanca versiyonlarını hazırladı . Latronico, La Stampa ve Corriere della Sera'da yayımlandı ve haftalık Internazionale'ye düzenli olarak katkıda bulunuyor.