Çevirmen:
Şilan Jakab
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
Mart 2026
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2022
Yayınevi:
Dedalus Kitap
Orijinal Adı:
Klinika
Orijinal Dil:
Slovakça
ISBN:
9786255658340
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·152 syf.··
2026 13. kitabı
Klinik ile tanışmam aslında bir kutu kitap sayesinde oldu ve iyi ki de olmuş. İlk başta biraz mesafeli yaklaştım; kapağı sade ama içeriğinin ağır olabileceğini düşündürdü. Okudukça fark ettim ki kitap sadece bir hikâye anlatmıyor, insanın iç dünyasına, yalnızlığına ve sıkışmışlık hissine dokunuyor. Pavol Rankov’un dili yer yer sade ama alt metni oldukça yoğun. Okurken bazı bölümlerde kendimi karakterin içinde buldum; özellikle o çaresizlik ve anlam arayışı çok gerçek geldi. Ancak itiraf etmeliyim ki bazı yerlerde kopukluk hissettim, sanki olaylar biraz daha derinleştirilebilirdi. Yine de kitap bende bir iz bıraktı. Hızlı tüketilecek bir kitap değil; sindirerek okunması gerekiyor. Herkese hitap etmeyebilir ama içsel yolculukları, insanın kırılgan yanlarını okumayı sevenler için kesinlikle farklı bir deneyim.p
Pavol Rankov
Pavol Rankov
Klinik
Klinik
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 08:13
Hikayenin kendini hafife alma hafifliği, aslında en önemli şeyi orta yaşlı bir adamın bir kocanın bir ebeveynin travmalarını açığa çıkarma cesaretini örtüp gizleyebilir. Depresyon belirtilerinin ardına saklanan asıl mesele derin bir yabancılaşma duygusu; yalnızlık anlaşılamama ve bir ruh eşinin yokluğudur. En mahrem duygularını adeta beklemeye almış halde herkesin önüne sermeye razı oluşu,yalnızca nitelikli bir tıbbi yardımın yokluğunu değil herşeyden önce umutsuz bir anlaşılma arzusunu ele verir…. Pavol Rankov bölümleri bilerek tamamlamamış ;neyse ki hikayesi açık kalmayı başarmıştır. Klinik , yazarın yalnızca küllüyatı içinde değil son yıllarda kadın anlatı perspektifinin ağırlık kazandığı çağdaş Slovak düz yazı bağlamında da güçlü bir erkek seslenişidir.. Bazen dünya, içimize kimsenin yaşamaması gereken bir şey düştüğünde ve bizi iyileştirecek profesörümüzü boş yere aradığımızda budalaca figürlerden oluşan panoptikona dönüşmüş tek bir absürt klinik olabilir..
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Klinik, ilk bakışta bir hastane anlatısı gibi görünse de aslında çok daha içsel bir yere açılıyor. Rankov’un dili sakin, hatta yer yer mesafeli; ama bu mesafe, okurla metin arasında bir soğukluk yaratmıyor. Aksine, karakterin yaşadığı belirsizliği daha derinden hissettiriyor. Romanın en güçlü yanı, kesin cevaplar vermekten bilinçli olarak kaçınması. Okur olarak neyin gerçek, neyin algı olduğunu netleştiremiyorsun. Bu da metni klasik bir anlatıdan çıkarıp daha çok bir ruh hâli deneyimine dönüştürüyor. Klinik dediğimiz yer, yalnızca fiziksel bir mekân değil; aynı zamanda zihinsel bir sıkışmışlığın metaforu gibi işliyor. Anlatı boyunca büyük kırılmalar ya da dramatik patlamalar yok. Bunun yerine küçük huzursuzluklar birikiyor. Ve tam da bu yüzden etkisi daha kalıcı oluyor. Rankov, bağırmadan, abartmadan, neredeyse fısıldayarak bir tedirginlik kuruyor. Kısacası Klinik, yüksek tempolu bir hikâye arayanlar için değil; daha çok yavaş yavaş içine çekildiğin, belirsizlikle baş başa kaldığın bir metin. Bitirdiğinde net bir cevap değil, aklında dolaşan sorular kalıyor — ve belki de kitap tam olarak bunu amaçlıyor.
Duygu ve Düşünce
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
İçsel sancılar
7/10
·160 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:17
Kitabın atmosferi beni baya etkiledi.Okurken sürekli bir baskı ve huzursuzluk hissi oluştu. Yazarın klinik ortamını yalnızca bir mekân değil, insanların yalnızlığını ve sıkışmışlığını simgeleyen bir alan gibi anlatmasını başarılı buldum. Dilinin sade olmasına rağmen derin anlamlar taşıdığını düşünüyorum. Özellikle bireyin sistem karşısındaki çaresizliği kitap boyunca güçlü şekilde hissettiriliyor. Bence düşündüren ve psikolojik yönü ağır basan etkileyici bir romandı. Her okuyucu aynı şekilde etkilenmeyebilir fakat psikolojik derinliği olan, insanın iç dünyasını sorgulatan kitapları sevenler için etkileyici bir eser olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar dilerim.
Duygu ve Düşünce
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 3. kitabı
Okurken yorulduğum ve bunaldığım bir kitap oldu benim için. Ağır aşırı absürt bana göre. Sürekli tekrar eden olaylar takıntılılık hali. Genel anlam evet verilmek istenen mesaj güzel ama bu kadara bunaltmaya gerek var mıydı bilmiyorum.
Psikoloji
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
8/10
·156 syf.··
2026 30. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 23:27
İyi geceler kitap dostlarım:) yine birkutukitapcom sayesinde tanıştığım, Nisan ayı seçkisinden “Klinik” kitabım ile karşınızdayım. Kitap ilk sayfalardan beni içine çekti. İnsanın kendine yabancılaşmasının nasıl olduğunu görüyoruz. Okurken içsel bir yolculuğa çıkıyoruz. Sayfalar akıp giderken yer yer neyin içinde olduğunuzu sorgulayabiliyorsunuz. Ben severek okudum. Farklı bir kitaptı. Tavsiyemdir. #reklamyok
1000Kitap
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
Çağdaş Edebiyatın Şato'su
Puan vermedi·160 syf.··
2026 24. kitabı
Her satırında kendimi gördüm ve hissettim. Ufuk açıcı oldu. Bürokrasiyi inanılmaz eleştirmektedir. Bunu Franz Kafka daha önce Şato'da anlatmıştı. Kendimde bürokraside görev aldığım için Kilinik kitabını gerçekçi buldum. Zaten hayatı anlatmaktadır. Kimin başına gelmedi ki bir doktor bulamamak ve hastanede sıra alamamak? Bazı eserler sarsıcı olur ya işte bu da öyle kitaplardan. Kitabı okurken Kafka'nın ne kadar da mükemmel bir yazar olduğunu da anlamış oldum.
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 11:41
Klinik
Klinik
okuması oldukça akıcı bir roman. Kafka romanlarını anımsatan bir atmosfer hissettim; bireyin sistem içinde sıkışması, anlaşılmayan kurallar ve çıkışı olmayan bir döngü duygusu oldukça tanıdık geldi. Kitap, bir hastanın bir profesöre muayene olabilmek için verdiği çabayı merkezine alıyor. Ancak bu basit gibi görünen süreç, hastane içinde yaşanan trajikomik olaylarla giderek karmaşık ve hatta absürt bir hâl alıyor. Bürokrasi, iletişimsizlik ve sistemin insanı değersizleştiren yapısı, hikâyenin temelini oluşturuyor. Okurken bazı sahnelerde gerçekten güldüm, çünkü yaşananlar hem komik hem de bir o kadar gerçekti. Özellikle hastane gibi düzenli olması gereken bir ortamın kaotik ve anlamsız kurallarla işlemesi, insanı hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca bir hikâye anlatmıyor, aynı zamanda modern sistemlere eleştiri getiriyor. Aslında kitapta anlatılan bu durumlar bana hiç yabancı gelmedi. Türkiye’de de benzer olayları sık sık yaşıyoruz. Bir işimizi halletmek için gereksiz prosedürlerle uğraşmak, bir kapıdan diğerine yönlendirilmek, kimsenin sorumluluk almaması gibi durumlar hayatımızın bir parçası hâline gelmiş durumda. En dikkat çekici nokta ise sistemin içindeki insanların çoğu zaman bu karmaşayla doğrudan ilgili olmaması; onlar da sistemin bir parçası olarak aynı döngünün içinde sıkışmış durumda. Kitabı okurken sadece bir karakterin hikâyesini değil, aslında günlük hayatımızda karşılaştığımız sorunların bir yansımasını görüyoruz. Okuyucu olarak kendinizi hikâyenin dışında değil, tam içinde hissediyorsunuz.
1000Kitap
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
Özgünlük neden esastır?
1/10
·160 syf.··
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 03:36
Her arının aynı çiçekten polen toplamasıyla bal üretilemeyeciği gibi her yazarın da kendinden önceki yazarları aynı şekilde takip ederek özgün bir eser oluşturması da beklenemez. Etkilenmek ise yazarın elinde olmadan gerçekleşen bir durumdur. Türk edebiyatından örnek vermek gerekirse Oğuz Atay'ın, James Joyce'dan ve Oblomov kitabından etkilendiği aşikardır lakin Oğuz Atay kendi sesine ve düşüncelerine sahiptir. Pavol Rankov'un kitabını okuduğunuzda ise onun Franz Kafka'nın ve Gabriel García Márquez'in kötü bir çakması olduğunu kolaylıkla görebilirsiniz. Bazı kişiler bunun Kafkaesk bir akım olduğunu iddia ediyorlar. Ben Kafkaesk diye bir akım olduğunu kabul etmiyorum. Her akımın yazılı veya yazısız bir manifestosu vardır ve kişiler üzerinden bir akım oluşturulamaz. Akımlar 2 ana konu üzerinde budaklanır. Toplum için sanat ve sanat için sanat. Kafka ise kendi sanatını sadece kendisi için icra etmiştir. Eğer bütün büyük yazarların isimlerinin sonuna ek getirip bir akım yapabilseydik de yarattığımız akımların bir amacı olmazdı. Sonuç olarak Pavol Rankov kendi sesini bulamamış ve başka yazarların seslerini ödünç almış bir yazardır. Kitabında değindiği konuların -daha önce bir çok iyi yazar tarafından çok özgün bir şekilde bahsedilmesinden dolayı - altında ezilmiştir. Umarım yazı hayatında köklü değişiklikler yapıp biz okurları şaşırtabilir.
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 16:01
Günahkarlık hissi kişinin düşüncelerini sınırlıyor. Boğulmuşluk hissi kitabın geneline sirayet etmiş lakin labirentler arasında öyle koşturuyorsunuz ki boğulmaya vakit olmuyor. Her sayfa ' evet şimdi , sonunda , yine mi ' gibi kelimeleri zihinde canlandırıyor. Yazarımız erkek karakterin duygu durumunu öyle güzel anlatmış ki böylesi kimliğe bürünmek garip bir şekilde sizi de içine alıyor. Yarım kalmışlık duygusunu son sayfada ne kadar hissetsem de kendimce bir sonuca da varabiliyorum. Anlatımı sevdim. Böylesi kitabın boğulmuşluk hissi i de sevdim
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026601 okunma

Yazar Hakkında

Pavol RankovYazar · 0 kitap
Pavol Rankov, Poprad'da doğdu ve eğitimini Bratislava'da aldı. Kütüphanecilik eğitimi gördüğü Comenius Üniversitesi'nden 1987 yılında mezun oldu. Daha sonra Martin'deki Slovak Ulusal Kütüphanesi’nde ve Bratislava’daki Slovak Pedagojik Kütüphanesi’nde çalıştı. 1993 yılında Comenius Üniversitesi kadrosuna katıldı. Rankov, Stalo sa prvého septembra (alebo inokedy) adlı romanıyla Avrupa Kitap Ödülü ve Angelus Ödülü'nü kazandı; eser İngilizceye It Happened on September the First (or Whenever) adıyla çevrilmiştir.