Çok etkileyici, okuduktan sonra ‘Ne kadar da güzel sevmiş yazar,’ diyeceğiniz bir eserle geldim bugün. Şükrü Erbaş’ın, eşini kaybettikten sonra yazdığı şiirlerden oluşan, ağıt niteliğindeki Yaşıyoruz Sessizce…
O yası, ölümün ardından geride kalanlara bıraktığı acıyı ve yalnızlığı hissetmemek mümkün değil. Yazarın kalemine sağlık. Benim için oldukça duygu yüklü ve etkileyici bir okuma oldu. Sizde bu duyguları derinden hissetmek isterseniz tavsiyemdir.
Fazla yorum yapmayacağım, aşağıya ve gönderiye bıraktığım alıntılar konuşsun.
“Ne yapacaklardı, değil mi
Başkalarının ölümü
Bir gizli yaşama sevinciyken.”
“İster ölüm olsun ister ayrılık
İnsan unutur mu var olduğu bedeni.
Dünya sözüm, can evim
Bir gün ağzından uzak gülerse ağzım
Tanrı gökyüzüyle boğsun beni.”
“Ölümü senden mi öğrenecektim
Soluğu canımdan çekilen kadınım.”
“Seni unutacak ömrüm kalmadı
Bir soğuk zamanın akşamında
Dönüp yine sana başlıyorum…”
“Yastığını koklaya koklaya öğrendim
İnsan bir kere ölüyormuş meğer…”