Gönderi

9/10
·288 syf.··
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 10:03
“Doğru düzgün nefes almaya vakit bulamadığımız günlük yaşamın koşuşturmasından uzak bir alan… Daha becerikli, daha hızlı olmamızı söyleyerek yakamıza yapışan dünyanın seslerinden kopabildiğimiz bir alan yaratmak istiyordum. O alanda, sakin ve kısa anlarla dalgalanan bir günün resmini çizmek istiyordum. Enerjimizi söküp almayan; tam aksine içimizi dolduran… Başlangıcında beklenti, sonundaysa memnuniyet olan bir gün. Bizi büyüten durumların olduğu, büyümekten doğan umudun yeşerdiği; güzel insanlarla yapılan anlamlı konuşmaların çiçek açtığı bir gün… Hepsinden önemlisi, bedenin keyif sürebildiği, zihnin kabullendiği bir gün… Ben böyle bir günü ve böyle bir gün geçiren insanların resmini çizmek istemiştim.” diyor yazar, kitabın son sözünde. Bu isteğini öyle güzel gerçekleştirmiş ki, inceleme yazarken bile kendinizi yazardan alıntı yapmak isterken buluyorsunuz. Çünkü kitabın genel hissi; dünyanın öbür ucunda, benimle aynı acıları çeken, benzer dertlerle savaşan insanların da var olduğu duygusu. Yazar, yalnızca bu düşünceden bile güç bulabileceğimizi söylüyor. “Çünkü aynı mücadeleyi veren başka insanlar olduğu gerçeğiyle bile güç bulabiliriz. Bu zorlukları tek ben yaşıyorum zannederken aslında onların da savaş verdiğini fark edebiliriz. Acımız varlığını korusa da, ağırlığının bir şekilde biraz olsun hafiflediğini hissedebiliriz. ‘Yaşamı boyunca kuyuya hiç düşmemiş bir insan var mıdır?’ diye düşündüğümüzde, bunun mümkün olmadığını fark edebiliriz.”(sf. 153) Sadece bu farkındalık bile benim için çok değerliydi. Kitabı okurken gerçekten çok iyi hissettim. Zaten bir kitabı iyi yapan da tam olarak bu: bittikten sonra bile geride bıraktığı o güçlü duygular…
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
··
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.