Sakine Kızılırmak ile Bursa'da tanışma fırsatım olmuştu ve kitabını imzalı hediye etti. Bir kez daha kendisine teşekkür ederim ve kalemi ile tanıştığıma sevindim.
Suna'nın Şarkısı 19 yaşındaki Suna'nın Tokat'tan Bursa'ya üniversite okumaya gelmesi ile başlıyor. Hep okuyup hem de onkoloji hastanesinde hemşirelik yapan Suna, çok iyi kalpli, sessiz, kendi halinde bir kızdır. Babası ilk eşi ölünce, Suna'nın annesi ile evlenir. Her ne kadar Suna'da babasının kızı olsa da ablaları ve diğer aile üyeleri tarafından bir türlü kabul görmez ve hep miras bölen olarak yaftalanır. Bu dışlanmışlık Suna'nın kendine hayali kahramanlar edinmesine neden olur. Mum Halası ve onun anlattığı masallar ona teselli olur.
Kitabı okuduğuma memnunum. Böyle sıcak ve samimi karakterlere her zaman rastlamak zor. Ancak bazı yerlerde Suna herkese karşı o kadar iyi ki, inandırıcılığını biraz kaybediyor gibi. Dili olarak çok akıcı bir kitap, takılmadan bir çırpıda okunuyor. Arada yer verilen felsefi düşünceleri de ayrıca sevdim. Ama kurgusu ile ilgili söyleyebileceğim şey, kitabın ortalarına kadar bilmediğimiz ve hikayeye pek katkısı olmayan şeylerin çıkması. Bir de sonu öyle bir yerde bitiyor ki, hikaye havada kalıyor. Ya yazar ikinci bir kitap planladı yada daha Suna ile uğraşmak istemedi. Mesela Melisa'ya ne oldu? Ali Bey ile hiç kitap konuşmalarına şahit olmadık. Mum Hala'yı Ali'ye nasıl anlatacak? Ben bu soruların cevaplarını öğrenmek isterdim.
Yine de insanlığa dair umudunuzu yeşertmek istiyorsanız tercih edebileceğiniz bir kitap.