#kitapyorumu Sabah Yıldızı
Ne diyebilirim ki. Muhteşemdi.
Konusuna zaten internetten ulaşabileceğiniz için kitap hakkında direkt yorumuma geçmek istiyorum.
İkinci kitap Altın Oğul’un finalinden sonra mentalimi toplayıp seriye devam edebilmem üç ayımı aldı. Çok iyi bir kurgunun beni karşılayacağını biliyordum fakat seriyi okurken; yazarın olay örgüsüyle, karaktere ne yapabileceğini kestirememek beni hazırlıksız yakalasın istemedim. Kayıpların ve kazanımların, kitabın bir karakteri gibi bende yaratacağı karmaşık duygulara hazır değildim. Gerçi ne kadar beklersem bekleyeyim zaten hazır olamazmışım. Finalde öyle bir şey oldu ki kitabı duvara fırlatacaktım.
Bu kitap, serinin üçüncü kitabı olarak yine çok tatmin ediciydi. İyilerin ya da kötülerin, savaşın o yıkıcı sahnesinde nasıl yozlaştığını daha anlaşılır bir şekilde okudum. Yazar; insan doğasını, tercihleri ve bu tercihlerin her karakterde ayrı ayrı neler bıraktığını gerçekten çok iyi yazıyor. Her karakteri okurken “bu şundan esinlenilmiş” dediğim kimse yok. Hepsi orijinal, hepsi kendine has. Bu da zihnimde, belki yıllar sonra bu distopik-bilim kurgu evrenin gerçek olabileceğini fısıldıyor.
Serinin bizde yayımlanmış altı kitabı var. Yedinci kitap henüz çıkmadı, o da final kitabı olacak.
Seriyi aralıklı okuyorum ama dördüncü kitap için çok ara veremeyecekmişim gibi duruyor. Çünkü hikâye zihnimde öyle bir yer kaplıyor ki devamında ne olacağını bilmeden duramıyorum.
Yazar, okuldan mezun olduğunda eğitimine Hogwarts’ta devam edeceğini sanmış ama bedeninde tek bir sihirli hücre olmadığını anlayınca yazar olmaya karar vermiş. İyi ki de vermiş. Çünkü bize, Hogwarts kadar muhteşem bir evren yaratmış.
Şiddetli tavsiyedir.
Addio.
#sabahyıldızı