Bugün Rainer Maria Rilke'nin derinliklerine bir kez daha daldım ve ruhuma işleyen o eşsiz felsefeyi düşündüm.
O, yalnızlığı bir kaçış değil, bir içsel yolculuk olarak görüyordu. "Kalbinizdeki çözülmemiş sorulara karşı sabırlı olun" derken, aslında hepimize kendi içimize dönüp o sorularla yaşamayı öğütlüyordu.
Paris'te Rodin'in yanında "Bakmayı öğrenmelisin" sözüyle sadece gözleriyle değil, ruhuyla görmeyi keşfetti. Bir panterin bakışında hapsolmuş bir iradenin trajedisini, Duino Şatosu'nun surlarında ise "Her melek korkunçtur" haykırışıyla güzelliğin ve dehşetin o ince bağını gördü.
Sanatın ve hayatın her anında bu derinliği yakalayabilmek ne büyük bir lütuf!Lou Andreas-Salomé ile olan ilişkisi, hayatının dönüm noktasıydı.
Ve ölümü... O, ölümü yaşamın olgunlaşmış bir meyvesi olarak kabul etti. Bir gül dikeninin açtığı yara, sonun başlangıcı oldu belki de.
Hayatın tüm zıtlıklarını, aşkı, yalnızlığı, güzelliği ve dehşeti kucaklamak... Belki de gerçek bilgelik budur.
Sizin Rilke'den en çok etkilendiğiniz ne oldu? Yorumlarda buluşalım!
#Rilke #RainerMariaRilke #Şiir #Felsefe #Edebiyat #Yalnızlık #GörmeninSanatı #Aşk #Ölüm #Varoluş #Bilgelik #İçselYolculuk #Sanat #DerinDüşünceler #KitapKurdu #İlhamVeren