·516 syf.····Okunma: 16 Mart 2022 00:00 · Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ni çok önceden okumuştum. Lakin, geçen günlerde bir öğretmenin çocuklara bu kitaba önermesiyle hakkında soruşturma açılmış ve kitap sansüre maruz kalmıştı. Protesto amaçlı -sansüre hayır- tekrar okudum.
⠀
Masumiyet Müzesi, 1975’te Türkiye’de geçen bir zengin adam-fakir kız ilişkisi gibi dursa da kağıt üzerinde, hikayenin açımlanışı ve kurgusu bambaşka yerlere götürüyor. Kemal ile Füsun’un hayatlarını, ilişkilerini, çıkmazlarını Pamuk çok iyi aktarıyor. Pamuk’un sevdiğim yönü, ayrıntılı ve insan içindeki şüphelere dair bütün o kuruntuları ya olumlar ya da kötüler. Kitap, çok büyük bir zaman dilimini anlatıyor ve okudukça bu dilimle beraber sanki dizinde yaş aldığınızı, olgunlaştığınızı hissediyorsunuz. Böylesi bir hikayeye dahil olmamak mümkün mü? Finale doğru olan müze gezmeleri hakkındaki bilgiler ise enfes. Hepsini tek tek not aldım, görmek istiyorum. Ayrıca, Pamuk, romandan sonra Firuzağa’da kitaptaki hikayeyi müzeleştirmiş ve bu bir ilkmiş. İstanbul’a gittiğimde, ilk işim Masumiyet Müzesi’ni gezmek olacak. Son söz: Başkasının elinde son derece bayık bir aşk hikayesine dönecek roman, Orhan Pamuk’un elinde eşsiz bir başyapıta dönüşmüş.