·123 syf.····Okunma: 10 Nisan 2018 00:00 Kitap, Michel Foucault’nun 1971’de Tunus’ta verdiği bir konferans metni aslında. Kitaplaştırılmış. İyi ki yapılmış diyorsunuz, inanılmaz lezzetli bir bilgiler içeriyor; sanat tarihi, felsefe, sosyoloji ve diğer düşünce sistemleri hakkında. Foucault, Manet’nin, resim sanatı tarihinde, 20. yüzyıl modern sanatı başlatan kişi olarak gösterir. Manet’nin 13 tane eserini inceliyor kendisi. Özellikle “Demiryolu” eserinde, ressamın seyirciye oynadığı oyunu ifşa etme konusunda, inanılmaz bakış açısı ve perspektif tahlili ayrıntılarıyla gösteriyor. Manet’yi zaten muziplik ve oyunbaz ressam olarak çokça tarif ediyor. “Folies-Bergere’de Bir Bar” isimli tablosuna ise, Manet’nin perspektif çarpıklığına gönderme yapıyor. Tablo, akslarıyla seyircinin tek yerden değil, birçok yerden bakabilme ihtimaliyle çizilme hikayesini aktarıyor. Her ne olursa, harikulade bir düşünce bu bence. Mimes (doğanın taklidi) karşı çıkmıştır ressam. ⠀
Quattrocento’ya (Rönesans) döneminde ortaya çıkan sanatsal yaygınlıklardan biridir; bu tarz, mimari inşaların siyah-beyaz çizilmesi gerektiğini savunurken, mimarinin içinde, yanında bulunan insanların ise, kıyafetlerinin ise, kırmızı, yeşil ve maviye boyanmasına dayanır. “Balkon” isimli eseriyle, bunu tersine çevirir Manet ve insanlar siyah-beyaz iken, balkondaki panjurlar yemyeşildir. 1750’de seyircinin bakış açısı, mevcudiyeti ressamları sıkıntıya sokmuştur. Temsil edilen karakterlerin, seyircinin kendisine baktığı hissi, esere onu düşünerek üretme çabası, ister istemez yapaylığa neden oluyordu. Bu soruna karşı, Chardin, Courbet ‘ye kadar bazı ressamlar, çözüm olarak çizdiği karakterlere “dalgınlık” hissi vererek çözüm aramışlardır. Eylemle meşgul olan resimdekiler, dalarak seyirciyi unutur. İkinci durum ise, seyirciyi tuvalin içine çekmektir. Courbet pastoral manzaralı eserlerde bunu denemiştir. Monet, eserleri kısaca hiçbir duygu durumundan muzdarip olmayan, hissiz insanları yaratır. Olimpiya eseri de, bir sergide fazla yüzeysel olduğu için parçalanmak istenmiştir. En önemlisi, ışığı istediği gibi kullanan ve ışığın tuvalin dışından gelen bir faktör olarak görmesi. Bu yüzden, ışık kullanımı asla yasalara göre değildir.