TUTSAK – Anne Michaels
“Savaşın ardından kavuşan aşıklar gibi birbirlerine tutundular; aynı anda hem kenetleniyor hem de dağılıyorlardı.”
Merhabaalar, size farklı bir kitap önerisiyle geldim. Geçtiğimiz günlerde bitirmiştim ama sakin kafayla yorumunu yapayım dedim. Arada bu tarz kitapları okumayı seviyorum. Sürekli fantastiktir, polisiyedir başım kaldırmıyor. Arada böyle eserlerle sakinleşmeyi ve başka dönemlere gitmeyi seviyorum. Hadi gelin Anne Michaels’ın Tutsak romanına bakalım.
Tutsak, Birinci Dünya Savaşı dönemlerinde başlayan zaman katmanlarıyla ilerleyen bir kitap. Ana karakterimizin iç dünyasını, yaşadıklarını kesit kesit okurken yıllar içindeki değişimi ve savaşın yansıttıklarını okuyoruz.
Anne Michaels romanda, şiirsel bir anlatımın tınılarını yansıtmış. Dümdüz bir roman okumayı beklemeyin, sizi alıp götürüyor ama götürürken getirmeyi unutabiliyor… Birinci Dünya Savaşı zamanlarında kalırsınız falan aman ben karışmıyorum.
Yazar, zaman atlamalarıyla bize olay örgüsünü aktarmayı tercih etmiş. Birinci Dünya Savaşı’nın her yıldaki yankılarını okumak açıkçası benim açımdan güzel oldu. Özellikle karakterimiz üzerinden ve onun psikolojiyle okuduk. Savaşın hezimetleri, bilinçaltında kalan travmalar ve karakterin hayatındaki o kadın karakterimiz. Yazar, kurgusunu işlediği yıllarda bu temanın dışına çıkmamış. Bu tarzını sevdim çünkü zaten zaman sıçramaları mevcutken ana temanın dışına çıksaydı benim kafam çok karışırdı.
Yazar’dan daha önce okuma yaptınız mı?
Dönem kitapları okumayı sever misiniz?