Gönderi

Virginia Woolf
Bazen bir odanın içine kapanıp bütün dünyayı oradan anlamak istersin. Virginia Woolf tam da bunu yaptı. Kendi zihninin okyanusunda yüzdü, bazen boğuldu ama bize dalgaların sesini bıraktı."Keşke insanlar düşündükleri şeyleri dosdoğru söyleselerdi. Ne çok can sıkıntısından kurtulurlardı." diyor Woolf. Ne kadar basit, ne kadar imkansız değil mi? Hepimiz kelimelerin arkasına saklanmayı o kadar iyi öğrendik ki, gerçek hislerimizi kendimiz bile bulamıyoruz bazen.O, kadınların sadece "birinin eşi" ya da "birinin kızı" olduğu bir dönemde, kendine ait bir oda ve yazacak bir kağıt istedi. Bilinç akışıyla zihnimizin en karanlık köşelerine fener tuttu. Belki de bu yüzden onu okurken sadece bir roman karakterini değil, kendi iç sesimizi dinliyormuşuz gibi hissederiz. Ouse Nehri'ne doğru yürürken ceplerine doldurduğu taşlar sadece kendi yükü müydü, yoksa hepimizin taşıdığı o görünmez ağırlıklar mıydı? BURAK YELİN Senin hayatında ceplerine taş dolduran, seni dibe çeken ağırlıklar neler? Yoksa sen de kendi odanı çoktan buldun mu? Yorumlarda buluşalım. "Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık." #virginiawoolf #kendineaitbiroda #mrsdalloway #edebiyat #kitapalıntıları #bilinçakışı #feminizm #yazarlar #kitaptavsiyesi #okudumbitti #edebiyatnotları #darkacademia #kitapkurdu #felsefe #psikoloji #gününkaresi #zihin #içselhuzur #sanat #kitapsözleri #klasikler
1000Kitap
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.