Kitap çok aman aman güzel değildi. Ortalama bir kişisel gelişim kitabı olarak değerlendire biliriz. Instagram’da video üzerinden denk geldim ve okumak istedim. Videodaki arkadaş ölmeden önce okuyun deyince dedim herhalde o kitap. Kitapta zaten tamda Instagram video kıvamında ‘Onu yapın Bunu yapın’ gibisinden ama güzel notlar ve taktiklerde veriyor. Kişisel gelişimi kitaplarını pek sevmesem de romanların yanında arada iyi gidiyor çapraz okuma yapanlara tavsiyemdir. Yine de kişisel gelişim mubahtır deyip birçok konuyu not ettim ama sanki bu kitap beyaz yakalılar için yazılmış benim gibi garsonsanız neymiş efendim ‘İşinizde gördüğünüz zayıf yönleriniz nelerdir’ .Ben şimdi buna ne diyeyim. Servis açmak falan herhalde demem lazım. Yani geçici iş yapanlar benim gibi yarısı boşa gidiyor kitabın. Ancak kitabın iyi yanı kısa olması. Bunu öve bilirim. Hayatınızı falan değişmiyor savsatalar gerek yok. Kitabın en can 1 can alıcı noktası ve iyi düşündüren cümlesi. “Sorunlarınızı asla başkalarıyla paylaşmayın. Çünkü insanların %80’inin zaten umurunda değildir bu; kalan %20 ise bu sorunlara düşmüş olmanızdan dolayı sevinç duyar” . Anlamlı ve üzerine çokça durduğum bir cümle. Bunu okuduğumdan beri millete artık hiçbir şey anlatasım gelmiyor. Ama ne yapıyoruz okuduğumuz her bilgiyi doğru diye kabul etmiyoruz. Bence kendi içinde çelişiyor ve insan sosyal bir varlıktır bazen sorunları çözmese bile bunu anlatmak çök güzel hissettiriyor. En kilit nokta ise kime anlattığın sorusu. Bir sorunun anlatacağın kişi çok iyi seçmen lazım. Bu ya ailenden birisi ya da ailenden birisi gibi gördüğün empati yapa bilen ve en önemlisi dikkatli bir dinleyen birisi olmalı. Buda belki hayatınızdaki 1-2 kişi ola bilir. Onun dışın boş. Cümleyi revize ediyorum “Senin problemlerinin insanların %78 inin umurunda değil , %20’si bu sorunlara düşmüş olmandan dolayı sevinç duyar. %2 ise sana iyi hissettiren, iyi empati yapan ve dinleyici o arkadaşındır.” Kitabın geri kalanı taktikler, ‘onu yap bunu yap’ ve beyaz yakalılara sevgilerini sunuyor