Soykırım doktrini kapsamında bir algı mühendisliği örneği...
Soykırım'la ilgili ilk büyük aldatmaca olarak Polonyalı göçmen Jerzy Kosinski'nin The Painted Bird (Boyalı Kuş)'unu sayabiliriz. (............) Aslında Kosinski (bu kitapta) anlattığı hemen hemen tüm patolojik durumlarda hokkabazlık yapmıştır. Kitapta Kosinski'nin köylüleri, koyu anti-semitikler olarak tasvir ediliyor. Köylüler "Yahudileri dövün, piçleri dövün" diye kahkaya atıyorlar. Oysa Polonyalı köylüler, Yahudiliğinin tamamen farkında olarak Kosinski ailesini korumuşlardı. Köylüler yakalansalardı başlarına gelecek çok kötü şeyleri de iyi biliyorlardı. New York Times Book Review'da The Painted Bird hakkında yazan Elie Wiesel, kitabın Nazi dönemine yönelik "en iyi suçlamalardan biri" olduğunu ve "derin bir samimiyet ve hassasiyetle yazıldığını" iddia etti. Wiesel'den sonra, aşırı bir hayranlık gösterisine girişen Cynthia Ozick de "toplama kamplarından sağ çıkan ve Soykırım'a şahit olan bir Yahudi" (?!) olarak Kesinski'nin özgünlüğünü "hemen" fark ettiğini söyler. Wiesel, çok sonraları, Kosinski'nin tam bir edebi sahtekâr olduğu ortaya çıkarıldıktan sonra da, onun "dikkate değer çalışmaları"na övgüler dizmeye devam edecekti. The Painted Bird [Boyalı Kuş] temel bir Soykırım metni haline geldi. Bir best-seller ve ödüller kazanan kitap olarak birçok dile çevrildi, lise ve üniversitelerde zorunlu okumalar arasına girdi. Soykırım çemberini tamamlarken Kosinski, kendini "düşük tarifeli Elie Wiesel" olarak tanımladı.
Sayfa 56 - Söylem Yayınları, 1. Baskı, Şubat 2001·Kitabı okudu
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.